Tetikçi öldürdüğü kişinin kim olduğunu bilmediğini söylüyordu.Kimse kimsenin kim olduğunu bilmiyor,kimse kimin kim olduğundan emin olamıyordu.Hava puslu ama kurşunlar sahiciydi.
Nihat astsubayı hatırladı;birim içinde bu astsubayın kurduğu düzenlere,çevirdiği dolaplara,türlü çeşitli oyunlara bakıp hayran olanlar,”Görün bakın bu adam günün birinde MİT’in başına getirilir vallaha!”diye konuşuyorlardı.Buna karşılık”Bugüne kadar MİT’in başına bir astsubayın getirildiği görülmüş şey mi?” diye itiraz edenler çıkıyordu.
Yol boyu konuşanlar değil yol boyu susanlar ilgisini çekerdi en çok. Onlara başka türlü bir yakınlık duyardı. Çok konuşan insanlar ona ırmakta tutulup kıyıda toprağa bırakılmış balıkların çırpınmasını hatırlatırdı. Sorgulamayla ilgili konuşmalarının birinde, "Bir balık nasıl avlanır?" diye sormuştu Eğitmen. Aptal durumuna düşmemek için kimse sesini çıkarmaya cesaret
edemeyince gene kendisi yanıtlamıştı: "Ağzını açtığında. Demek ki karşında oturanın ağzını açmaya bakacaksın."