Kötü Şöhretli Şair

Kötü Şöhretli Şair
Şair/Filozof “Cehaleti katlettiğim için lanetlendim.” XY 1 - Nilgün Marmara ∞ 2 - Sylvia Plath
Medipol Üniversitesi (Mezun) Anadolu Üniversitesi(Güncel)
İstanbul
476 okur puanı
Nisan 2024 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Arzu kendi-kendinde üzerine düşünülmemiş olandır;dolayısıyla kendi-kendisini ortadan kaldıracak nesne olarak gösteremez.Yalnızca bir düzenbaz arzusunu kendine betimler,bu arzuya nesne muamelesi yapar,onu tahrik eder,yavaşlatır,doyumu ondan ayrıştırır vb.Ama bu durumda arzunun arzulanan haline geldiğine işaret etmek gerekir.Buradaki hata cinsel ilişkinin arzuyu ortadan kaldırdığını öğrenmekten kaynaklanır.Dolayısıyla bir bilgi arzunun kendisiyle birleştirilmiş ve özünün dışında kalan nedenlere (doğurmak,analığın kutsal vasfı,boşalmayla ortaya çıkan zevkin olağanüstü gücü,cinsel ilişkinin sembolik değeri) şehvet ise olağan doyumu olarak arzuya dışarıdan bağlanmıştır.Bu yüzden ortalama insan,zihinsel tembelliğin ve konformizmin sonucu olarak,arzusu için,boşalmadan başka bir erek tasavvur edemez.Arzuyu,kaynağında ve ereğinde kesinlikle fizyolojik bir içgüdünün olduğunu varsayarsak düşünmeye izin veren şey de budur,çünkü örneğin insanda,arzunun nedeni ereksiyon,nihai sonucu da boşaltım olacaktır. Ama arzu cinsel ilişkiyi hiçbir biçimde kendiliğinden içermez, çocukların ya da sevişmenin “tekniklerini” bilmeyen yetişkinlerin arzusu söz konusu olduğunda görüldüğü üzere,cinsel ilişki tematik olarak ortaya konamaz,hatta başlatılamaz bile.Aynı biçimde,arzu hiçbir özel sevişme pratiğinin arzusu da değildir;bu pratiklerin toplumsal gruplara göre değişiklikler gösteren çeşitliği de bunu yeterince kanıtlar.
Sayfa 469·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Başkası,benim için önce kıl sisteminin dağılış biçimine,ellerinin sertliğine,sesinin tınısına,gücüne bakarak eril cinsiyetten olduğu sonucuna vardığım için cinsel değildir. Burada ilk duruma atıfta bulunan türev sonuçlar söz konusudur.Başkasının cinselliğinin yaşanan ve katlanılan olarak ilk yakalanışı arzudan başka bir şey olamaz;başkasını arzulayarak (ya da onu arzulamaya muktedir olmadığımı keşfederek) ya da başkasının bana olan arzusunu kavrayarak onun cinsel varlığını keşfederim;ve arzu aynı zamanda hem benim cinsel-varlığımı ve onun cinsel-varlığını,hem de cinsiyet olarak benim bedenimi ve onun bedenini bana keşfettirir.
Sayfa 468·Kitabı okudu
Alıntı
Dölle(n)meye ve zevk almaya elverişli bir cinsel organa sahip olabilme olgusu,cinsel yaşamımızın yalnızca bir evresini ve bir veçhesini temsil eder. “Doyum imkanıyla birlikte.” bir cinsellik kipi vardır ve oluşmuş cinsel organ bu imkanı temsil edip somutlaştırır. Ama cinselliğin doyumsuzluk türünde başka kipleri de vardır ve bu kiplikleri dikkate alırsak,doğumla birlikte ortaya çıkan cinselliğin ancak ölümle ortadan kalktığını kabul etmek gerekir. Zaten penisin kabarması ya da herhangi başka bir fizyolojik fenomen asla cinsel arzuyu açıklayamadığı gibi onu kışkırtamaz da - gözbebeğindeki damar daralmasının ya da genişlemesinin de (bu fizyolojik değişimlerin sıradan bilincinin de) korkuyu kışkırtamaması ya da onu açıklayamaması gibi. Burada da orada olduğu gibi bedenin oynayacağı önemli bir rol bulunmakla birlikte,olayı iyi anlamak için dünya-içinde-varlığa ve başkası için varlığa başvurmamız gerekir:Bir böceği ya da bir yumuşakçayı değil,bir insanı arzularım ve onu (var) olan olarak,dünya üzerinde bir durum içinde olan olarak arzularım;bu insanı benim için bir başkası olduğu ölçüde ve benim de onun için bir başkası olduğum ölçüde arzularım.
Sayfa 468·Kitabı okudu
Alıntı
Arzunun ve onun tersi olan cinsel korkunun,başkası-için varlığın temel yapıları olduğu ilk bakışta görülür.Elbette,cinsellik kaynağını insanın fizyolojik ve olumsal belirlenişi olarak cinsiyetten (sexe) alıyorsa,başkası-içinin varlığı açısından vazgeçilmez olmayacaktır.
Sayfa 467·Kitabı okudu
Alıntı
Mazoşizm bir tür baş dönmesi gibi şekillenir;toprak ve kayadan uçurum karşısında duyulan baş dönmesi değil de başkasının özneliğinin derinliği karşısındaki baş dönmesi.
Sayfa 462·Kitabı okudu
Alıntı