Kötü Şöhretli Şair

Kötü Şöhretli Şair
Şair/Filozof “Cehaleti katlettiğim için lanetlendim.” XY 1 - Nilgün Marmara ∞ 2 - Sylvia Plath
Medipol Üniversitesi (Mezun) Anadolu Üniversitesi(Güncel)
İstanbul
476 okur puanı
Nisan 2024 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
(Rüya) 10.05.2026 (Lilith ile çocuk eski bir yatağın üzerinde oturuyorlardı Pencereden içeri giren gün ışığı çarşafların üstüne vuruyor dışarıdan kuş sesleri geliyordu. Lilith huzursuzdu. Aydınlığa uzun süre dayanamazdı nefret ederdi aydınlıktan. Çocuk, Lilith’in soğuk ellerini avuçlarının arasına aldı.) Çocuk: Sana şiir yazdım. Kalemim seni anlatabilecek kadar güçlü değil belki. Ama yine de denedim. Lilith gözlerini çocuğa çevirir. Lilith: Ruhumu senden başka görebilecek kimse yok ki. Çocuk hafifçe gülümsedi. Çocuk: Güzelliğini taşıyabilecek bir kalem de yok Eşsiz sevgilim Çocuk şiiri okumaya başlar. AYDINLIK VE KARANLIK Gün ışığı
Edebiyat
Reklam
Romancılar ve şairler esas itibariyle zamanın bu ayırıcı özelliği üzerinden bir yandan da zaten zamansal dinamikten kaynaklanan komşu bir fikir üzerinden durmuşlardır: Şöyle ki,her “Şimdi”nin yazgısı bir “eskiden” haline gelmektedir. Zaman kemirir ve oyar,ayırır,kaçar.Ve yine ayırıcı sıfatıyladır ki, -İnsanı acısından ya da acısının nesnesinden ayırmak suretiyle- sağaltır.
Sayfa 189·Kitabı okudu
Alıntı
Özgür olmak,özgür olmaya mahkum olmaktır.Böylece gelecek,gelecek olduğu ölçüde varlığa sahip değildir.Kendinde olmadığı gibi kendi-içinin varlık kipinde de değildir,çünkü kendi-içinin anlamıdır. Gelecek yoktur,kendini mümkünleştirir. Şimdi mevcut olan kendi içinin anlamı olan gelecek,bu anlam sorunsal olduğu ve sorunsal olarak şimdi mevcut olan kendi-içinden radikal bir biçimde kurtulduğu ölçüde,mümkün olanların sürekli mümkünleşmesidir.
Sayfa 187·Kitabı okudu
Alıntı
Çocuk: Seninle hiç konuşamadık. Ülkenin aksine Ben dinlemek istiyorum seni Nöbetçi: Konuşacak bir şeyim yok ki Bazen merhaba Bazen iyi günler Bazen iyi akşamlar Bu kadar Çocuk : O zaman ben sorayım Neden söylememe izin verdin ? Benliğini ortaya koyup önümü kesebilirdin Neden engellemedin ? Nasıl göze aldın ? Nöbetçi: Gerçekten cesur musun görmek istedim Çocuk: Bence hiç cesur değilim. Nöbetçi: Cesursun Bazen Cesaret tartışmak karşı gelmek öfkelenmek demek değil kalp kırmamak için cehalete düşmemek için susabilmektir. Ben bunu yapamazdım ama sen paramparça olduğun halde yapabildin. Seni nasıl adlandırılıyorlar Saf,salak veya ahmak veya bir budala mı bilmiyorum Belki dalga geçiyorlardır aralarında bilemem -Ben peygamber değilim,benimde bilgimin bir sınırı var- Ancak sözlerimin bir ederi olmasa da
Edebiyat
Çocuk: Tanıştığımız gün beni niye öldürmedin ? Çok keyif alabileceğin bir avdım Basittim Zayıftım Ölmeyi diliyordum. Direnemezdim. (Lilith cevap vermedi,gözlerini kaçırdı.) Çocuk: Hadi ama Lilith Utanma Her günümüz sevişlerin doruklarında geçiyor. Sevişlerin dudaklarımı kan içinde bıraksa da bi şikayetim yok (Çocuğun dudakları ısırık izleri ve çatlaklarla doluydu.Çok çirkin görünüyordu ancak Lilithin gözünde- tanım-muhteşem dudaklardı) Bu kadar yoğun tekrara düşersek 30’umda hastalanacağım sanırım Ama sen bilirsin. Bunca şey yaşadık bir sorudan mı utanıyorsun ? (Gülerler) Lilith: O gece öldürmek için çocuksu gözlerine derin derin baktığımda Yaşanmaması gereken şeyler yaşadığını gördüm. (Çocuk Lilithin gözlerinde öyle derinleşti ki nereden bildiğini anlayamıyor ama tüm masumiyetine rağmen şeytanın onu anladığını fark ettiği için kalbi sızıyla sevgiye bulanıyordu. Bazı sevgiler kalbe sızıyla gelir - ender sevgiler - ) Normalde erkekler beni gördüklerinde şehvetle bakıp güzelliğimi överler -kimi kadınlar da öyle- Bazıları Kolay av’dır benim için Bazen sadece öldürürüm Bazen sevişir öldürürüm Bazen ise kendileri ölürler - Kadınlardan kıskançlık akarken erkeklerin tek derdi eğlencedir.
Edebiyat
Reklam