Elif

Evet, insan kimi vakit en olmayacak, en çılgın düşünceye öylesine kapılır ki, sonunda bu durumu çok olağan görür. Dahası var: Bu düşünce güçlü bir tutkuyla da birleşirse kaderde olan, önüne geçilmez bir alın yazısı oluverir insanın gözünde. Belki bir önsezinin etkisi, istem gücünün zorlaması, insanın kendini yine kendi hayaliyle zehirlemesi ya da bunlara benzer bir şey vardır bunda.
Sayfa 160 - Dokuz Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Öyle ya, gerçek bir asil varını yoğunu kaybetse bile, duygularını hiç belli etmez.
Sayfa 22 - Dokuz Yayınları·Kitabı okudu
Bir keresinde, Ecinniler'i yazarken geçirdiği bir kriz sırasında, kendi yazdığı şeyde olan biten hiçbir şeyi hatırlamadığını dehşetle fark eder, kahramanların isimlerini bile unutmuştur. Güç bela o kişiliklerin içine yeniden girer, uyuşmuş hayalleri, zorlayıcı bir iradeyle yeniden kor haline getirir, ta ki yeni bir kriz onu yere serene kadar. Böylece, sırtında sara dehşeti, dudaklarında ölümün arta kalan tadı, sefaletin ve yoklukların kırbacıyla ortaya çıkmıştır o son, en büyük romanları.
Sayfa 115 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Dostoyevski üzerine
Rusya'nın en büyük yazarının, kendi kuşağının dahisinin, bir sonsuzluğun habercisi olan bir adamın böyle parasız pulsuz, yersiz yurtsuz, amaçsızca ülke ülke dolaştığını düşünmek ne korkunç!
Sayfa 102 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları