Dinleyici olarak, psikolojik dinamikleri kavramaya veya psikoterapi eğitimine ihtiyacımız yoktur. Önemli olan, karşımızdakinin içinde neler olup bittiğine, yani o anda ne hissettiğine ve nelere ihtiyacı olduğuna dönük mevcudiyetimizdir.
Bugüne dek bir tembel görmedim; hiç koşmayanını gördüm, bazen öğle yemeği ile akşam yemeği arasında uyuyan, ve yağmurlu günlerde evde kalan. Tembel değildi ama. Bana kaçık demeden önce düşün, o tembel bir adam mıydı? "Tembellik" dediğimiz şeyleri yapan birisi miydi yoksa?
Hig aptal bir çocuk görmedim. Anlamadığım ya da beklemediğim şeyleri yapanını gördüm. Benim gittiğim yerleri görmemişti. Aptal bir çocuk değildi ama. Ona aptal demeden önce düşün, o aptal bir çocuk muydu? Sadece, senden farklı şeyleri bilen birisi miydi yoksa?
Olabildiğince dikkatli baksam da asla bir aşçı görmedim. Yediğimiz yemeğin malzemelerini karıştıran bir kişi gördüm, ateşi yakan ve et pişerken ocağa bakan. Tüm bunları gördüm ama aşçı asla. Sen baktığında söyle, gördüğün aşçı mı? Yemek pişirmek dediğimiz şeyleri yapan birisi mi yoksa?
Kimimizin tembel dediği kimimize göre yorgun ya da gamsızdır. Kimimizin aptal dediği kimimize göre bilgisiyle farklıdır.
Sonuçta bana göre tek çare karıştırmamak gördüğümüzü kişisel görüşlerimizle. Şimdi siz söylemeden ben söyleyeyim önce; Elbette bu benim kişisel görüşüm sadece...