Acımasızlığı karşıtlarıyla sınırlı kalmamış. Oğullarından birini, sırf şarap içti diye idam ettirmiş; bir diğeriniyse, sonradan aksi ispat edilmişse de, dâî Hüseyin Kâinî’nin katlini azmettirmekten idam ettirmiş. “Ve onları kayırmadığını, böyle bir şeyin aklından dahi geçmediğini zihinlere nakşettirmek istercesine, her iki oğlunun idamlarını sık sık dile getirmiştir.”
İsmailî dostu sayamayacağımız bir Arap biyografi yazarı dahi, Hasan Sabbah’ı, “keskin zekâlı, yetkin, aritmetik, astronomi, büyü ve daha pek çok alanda bilgi sahibi” diye tasvir etmektedir.
Düşünüyordum: gerçek iman muhakkak bu olmalı; ve içimdeki büyük korku yüzünden bu hakikati kabullenemedim. Artık ecel saatim geldi ve hakikate vasıl olamadan bu dünyadan göçeceğim.