Banu Hanım, "Paylaştığın satırlar içimde bir yerlere dokundu. Belli ki bu kitap sadece kelimelerden değil, sessiz feryatlardan oluşmuş. Bu kadar ağır bir güzelliği bizimle paylaştığınız için teşekkürler."
"Haklısınız Banu Hanım, bazen satır aralarındaki o boşlukları biz kendi yaşanmışlıklarımızla dolduruyoruz. Sizin babayı anne olarak okumanız, aslında kalbinizin eksik olan parçayı nerede aradığının bir dışavurumu belki de... Dediğiniz gibi, yaşanmış hikayelerdeki o 'gerçek' sızı başka hiçbir kurguda yok. Belki yazarın erkek olması bir mesafe koymuştur ama sizin o eksikliği hissedip kendi duygu dünyanızla tamamlamanız, kitabı sizin için daha özel kılmış olmalı. O mendil elimizden düşmese de, kalbimize dokunan bu sessiz feryatları birlikte hissetmek çok kıymetliydi. Nazik ve derin cevabınız için ben teşekkür ederim."
Banu Hanım, "Paylaştığın satırlar içimde bir yerlere dokundu. Belli ki bu kitap sadece kelimelerden değil, sessiz feryatlardan oluşmuş. Bu kadar ağır bir güzelliği bizimle paylaştığınız için teşekkürler."
Baran AYYILDIZ bey anlatılan kayıp çok acı,kimi baba kimi anne kaybediyor.Ben babayı anne olarak okudum hep.Bana göre biraz duygu eksikliği vardı belki erkek olduğu için mi o duyguyu yansıtamadı bilmiyorum.O duygu olsaydı herhalde o satırları okurken mendil elimizden düşmezdi.Bir de yaşanmış öyküler daha etkileyici oluyor bana göre.Çok teşekkür ederim değerli görüşünüz için🤗📚🍀
Hiçbir şey bilmemiş olsaydım ne kadar iyi olurdu, diye düşündüğü zamanlar da olmuştu. Ancak, ne olursa olsun, bilmenin bilmemekten daha iyi olduğu onun temel düşüncesiydi, yaşam karşısında aldığı tavırdı; bilginin cehaleti yenmesi . . . "Ne kadar şiddetli bir acıya sebep olursa olsun, ben bunları bilmek zorundayım. Çünkü insan ancak bilgiyle güçlenir."
"Ah aptal erkekler!" dedi teyzem. "Bu kokuşmuş türlerin hepsi böyle işte. Bir kadını elde edene kadar ağız ishali, o kadını elde ettikten sonra da kabız herifin teki olurlar.