Aralarda güzel ve faydalı yaklaşımlar kazandırıyor olsa da bu kazanımları bir hikayeye yayarken kullandığı betimlemeler pek de başarılı sayılmaz. Çünkü karakter Dreamer'a karşı çok abartılı tepkiler vermekte, aşırı korku, aşırı şaşkınlık, aşırı terleme, titreme, kalp çarpıntısı vs gibi durumlar sık sık yaşanmakta ve bunlar bana kalırsa akıcılığı bozan durumlar. Özellikle italik yazıyla yazılmış kısımları ve çevresini okumak fikirsel anlamda yetiyor. Karakterin her şeyden önce bir kalp damar hastalıkları uzmanına görünmesi kitabı yarı yarıya kısaltırmış.
Hepimiz istatistiksel gerçekler ve kocaman sayılarla büyülenmiş, korkuyla kasılmış durumdayız. Gün geçmiyor ki, herhangi bir kitle örgütünce temsil edilmediği veya kişiselleştirilmediği için, bireysel kişiliğimizin ne kadar boş ve beyhude olduğu kafamıza kakılmasın. Diğer yanda ise, dünya sahnesinde caka satarak dolaşan ve sesleri ta uzaklardan duyulan önemli şahsiyetler, eleştirmeyen halkın gözünde bir kitle hareketi veya kamuoyu dalgası ile taşınmış ve bu nedenle ya alkışlanması, ya da lanet edilmesi gereken kişiler olarak yer almaktadırlar. Kitle zihniyeti burada egemen bir rol oynadığı için, bu insanların sundukları mesajın, kişisel sorumluluğunu üstlendikleri, kendi mesajları mı olduğu, yoksa sadece kolektif düşüncenin borazanlığını mı yaptıkları bir tartışma konusudur.