AD҉∃M

AD҉∃M
@ADEMISLEN
..Cîhân bê bêxtê.. ... Burn-out....
Gizlenen bütün gerçekler zehirli olur.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bizim gerçeklerimizden parçalanacak her şey, varsın parçalansın, daha kurulacak nice yapılar var.
Felsefe Meclisi
İlkel toplumlardaki "iktidar kuklalarına" kadar geri giderek neden kafası en az çalışanların, düş gücünden yoksun oldukları söylenebilecek olanların iktidarda en uzun süreyle kalabildiklerini açıklamak da kolaylaşmaktadır.
Sayfa 12·Kitabı okudu
“Marduk’un sonradan yarattığı tanrılarla arasından çıkan çekişme yukarı aşikâr biçimde görülmektedir ve bu olaya dair hadis Yahudi, Suriye, Arap, Kıpti ve Habeş dini kaynaklarında kendine özgü biçimde yer etmiştir. Tablet metinleri bu çekişme hakkında bir bilgi vermemektedir ancak hadis bunu genel olarak insanın Yüce Tanrı tarafından yaratılmasına yormaktadır; ve meleklerin Şeytan ya da Satnael ya da İblis önderliğinde Tanrı’ya karşı çıkarak cennetten kovulmasına dair uydurma hikâyelerin hepsinin henüz bulunamayan Babilli kaynaklarından türemiş olması muhtemeldir. Yukarıda bahsi geçen “Elli İsim” ya da övücü lakaplar, XIX. Soydan Mısırlıların söylediği “Ra’ nın Yetmiş Beş Methi” ve Müslümanlar’da oldukça saygın bir yeri olan “Allah’ın Doksan Dokuz Güzel İsmi” ile paralellik göstermektedir. Babilliler tarafından inanılan Elli İsme duyulan saygı Yedinci Tabletteki Epilogda oldukça iyi biçimde gösterilmiştir, Epilog şöyledir, “Onların anmasına, ilk gelenin (bazı ya da her insan) onları ilan etmesine izin ver; akıl ve anlayışın bir arada değerlendirilmesine izin ver. Babanın bunları tekrar etmesine ve oğluna öğretmesine izin ver. Bunun çobanların ve celeplerin kulağında olmasına izin ver.” Elli İsmi yazan kişinin amacı, Marduk’un “tanrıların Efendisi” olduğunu ve her tanrının gücünün, becerilerinin ve niteliklerinin onda saklandığını ve tanrıların onun yalnızca birer formu olduğunu göstermektir. Bu gerçek, onun çeşitli formlarında Marduk’la denk olan tanrıların uzun bir listesinin bulunduğu tablette (No. 47,406) kanıtlanmıştır. Sonraki Babil dininde Marduk’u tanrıların tanrısı yapma eğilimi çoğunu, M.Ö. yaklaşık 2000 yıllarında İlk Soy dönemindeki Babilliler arasında varlığını sürdüren tek tanrılı kavramları düşünmeye yönlendirmiştir. Marduk’un Babil Panteonundaki bu