FÂRUKÎ

FÂRUKÎ
Evli
İhanetin Böylesi
Osmanlı Devleti’ni parça parça edenlerden biri olan Enver Paşa, 22 Aralık 1914’te Ruslara karşı ünlü Sarıkamış Harekâtı’nı düzenler. Kışın en şiddetli günlerinde orduyu dağlara yönlendirir. Ortada düşman falan yoktur. Birinci Fırka komutanı İzzet Paşa -ki Harp Okulu’nda Enver Paşa’nın hocasıdır- kendisine yapma etme diye âdeta yalvarır. Kışı dağda değil, aşağılarda geçirmeyi teklif eder. “Sen, Rusları tanımazsın paşa!” diye teklifi reddeder. Sonuçta tam 90 bin Türk askerinin çoğu donarak, bir kısmı da tifüsten şehit olur. Düşman kurşunuyla ölen yok gibidir. Mağaralar, ağaç kovukları, yol kenarları cansız bedenlerden geçilmez. Bu harekâtta düşmanın kaybı sıfırdır. Ş
1000k
Reklam
Kahvenin şifası
Dünyanın en yaygın içeceklerinden olan kahvenin kaynağına dair en yaygın rivayet, Yemen’den geldiğidir. Kahve için, özellikle sûfîlerin, geceleri yaptıkları ibadetlerinde uyanık kalmak için kullandıkları belirtilir. Bazı müverrihler, Süleyman aleyhisselamın, kahveyi kullanan ilk kişi olduğunu nakleder. Rivayete göre, Hazret-i Süleyman, yolculukları sırasında bir kasabaya uğrar ve sakinlerinin bilinmeyen bir hastalığa yakalandığını görür. Cebrail aleyhisselamın emri üzerine Yemen’den gelen çekirdeği kavurur ve bundan bir içecek hazırlar. İçeceği içen hastalar, iyileşerek hastalıktan kurtulur.
1000k
Hurma Fidanının Meyvesi
Nûşîrevân, yardımcıları ile giderken hurma fidanı diken gayretli bir ihtiyar görür. İhtiyara: “Kaç yaşındasın?” diye sorar. İhtiyar: “Seksen.” der. “Bu yaştan sonra hurma fidanı dikip de meyvesini ne zaman alacaksın?” “Padişahım, eğer babalar bu akla hizmet etselerdi, evlatları mahvolurdu. Hâlbuki biz, babalarımızdan kalanla geçindik, evlatlarımız da bizim terk eylediklerimiz ile geçineceklerdir.” Nûşîrevân, bu cevaptan fevkalade memnun olur ve ihtiyara dört bin dirhem ihsan eder. İhtiyar gülümseyerek şöyle der: “Hurma fidanı seneler sonra meyve verirken benim fidanlarım senesi içinde mahsul verdi.” Nûşîrevân: “Âferin çalışkan ihtiyar.” deyip dört bin dirhem daha verilmesini emreder. İhtiyar: “Padişahım, her fidan senede bir kere meyve verirken benimki sene başında iki kere verdi.” deyince Nûşîrevân: “Âferin pîrciğim…” diyerek dört bin dirhem daha verilmesini emredince vezir, padişahın yanına yaklaşarak: “Padişahım, buradan gitmezsek bu akıllı çiftçi, hikmeti sebebiyle hazineyi iflas ettirecektir.” deyince pîrifâniye veda edip ayrılırlar.
1000k
Zaman
Zamanımızı ayıplıyoruz fakat ayıp bizde Zamanımızın bizden başka ayıbı yok Suçu olmadığı halde zamanı ayıplıyorlar Eğer zaman konuşsa bizi ayıplardı
1000k