Ani zanlardan ibaret değil miydi hayat? Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak zannı. Herkese gelecek ama kendine bir şey olmayacak zannı. Hiç bitmeyecek işleri bir an önce bitirme zannı. Ölüm o zan fanuslarına inen darbe gibiydi. Ani bir şokla gerçek ne kadar sığ ve çıplak kalırdı. Ne kadar aniydi hayat. Ne kadar farklıydı gerçek..
Oradakiler içinde, kadınlara has hassasiyetlerle inceden inceye rahatsızlık duyanlar vardı. Onlardan birisi: "Şu sarı konağın dulunu ne kadar da abarttınız. Duyan da onu peygamber karısı sanacak!"
Kadın cevherdi. Anne kutsaldi, ilk ocak ve mektepti. İnsan denen yavru ilk ona enmanet edilmişti. Oyle ise ona sahip çıkmak gerekti. Onu eğitmek önemliydi. Koca bir insanlık elinden geçen kadın asla ihmale gelmezdi.