Eşlerine karşı bakımsız ve düzensiz kıyafetlerle dolaşan kadınlar dikkatini çekerdi. Herhangi bir düğün ya da eğlencede alabildiğine süslerle arzı endam eden hemcinslerine için için şaşırır, hayrete düşerdi. Erkeklerinin kalbi kendileri gibi başka kadınlara kayınca lanetler okur, ellerind gelen her fenalığı yapmaya kalkarlardı. Öyle bir eş olmayı hiçbir zaman istememişti. Kadın nezih bir varlıksa eğer her şeyden önce temiz olmalıydı. Yuvaya ışık saçmalıydı Zarafet akıtmalıydı. Eşine, yuvasına, yavrusuna karşı dürüst, nazik bir kadın çok şey başarırdı. Kişinin bu en öznel ve kutsal alanı dürüstlükle güzelleşirdi. Yuva cennetten bir köşe olmalıydı. Âdem ile Havva'nın ikinci cenneti de mutlu beraberlikleri olmamış mıydı? O cennet tadını Yaratan iki eş arasına sunmuştu. Dünya yüzünde en tatlı mutluluk iki farklı kalbin kaynaşmasında saklı değil miydi?