Pulitzer ve Nobel Edebiyat Ödülü'nü almayı sonuna kadar hak etmiş John Steinbeck yine bir başyapıt oluşturmuş.
Toplumsal ve insan meselelerini büyük bir ustalıkla işlemiş.Fakir, kırsal kesim, işçi insanların hayatına ışık tutmuş,insanların çıkarları için neler yapabilecekleri ve kırsal kesim insanlarınin birbirlerine tutkunluğu ve edepleri bu kitapta karşımıza cikmis.Kitabin etkili ve kolay anlaşılabilir dili, sürükleyici içeriği,özlü anlatımı sizi sürekli kitabın içinde tutacak.Tek solukta merakla okuyabilirsiniz.
Yoksulluğu ve yoksulluktan kurtulmak için eline fırsat geçtiğinde insanin neleri göze alabileceği ve bu durumun insan psikolojisi üzerindeki etkisi tek kelimeyle mükemmel anlatilmış.Ataerkil toplum anlayisini Juana'nin eşi Kino'nun sözünden cikamayisi ve erkek tanrıya eşittir sözleri ortaya koymuştur.
İnci avcılığı yapan Kino'nun küçük oğlu Coyotito'nun hayatını kurtarmak için inci arayışına girişini,sonunda bulduğu incinin eşi benzeri olmayan kocaman bir inci oluşu,bu inciyi satıp oğlu için daha iyi bir hayat kurma uğruna çabaları ve sonunda biricik oğlunun ölümü metni daha dramatik hale getiriyor.Umutla gelen inci Kino'nun elleri arasında nefretle denizin dibini boyluyor.
İnciJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 202349,9bin okunma
Derler ya, insan asla doymak bilmez diye, yüzünü verseniz ille de astarını ister diye. Bu sözler insanı kınama amacıyla söylenir, oysa insan soyunun en büyük yeteneklerinden biri, onu elindekiyle yetinen hayvanlardan üstün kılan bir yetenektir bu.
Doktor, bu saz kulübeler topluluğuna hiç adım atmamıştı. Neden atsındı ki, kasabanın kerpiç evlerinde oturan zenginlere ayırdığı zaman bile yetmiyordu, işi başından aşkındı.