Czentovic'in yardımcımıza yüce gönüllülükle bir şans tanımadığın,bu lafların kendi başarısızlığını gizlemek için acemice uydurulmuş bir bahaneden başka bir şey olmadığını hepimiz biliyorduk.Tam da bu yüzden,böylesine sarsılmaz bir kibrin kırıldığını görme arzusu içimizde daha da şiddetlendi.
İlk zaferimizi işte o zaman kazandık.Şimdiye kadar hep ayakta dikilerek oynayan Czentovic,epeyce tereddüt ettikten sonra Nihayet tahtanın başına oturdu.Hiç telaş etmeden ağır ağır oturmuştu gerçi ama bize en başından beri reva gördüğü o tepeden bakış sırf fiziksel açıdan da olsa ortadan kalkmıştı.Hiç değilse masada bizimle aynı göz hizasına inmeye zorlamıştık onu.Bakışlarını satranç tahtasına dikip uzun uzun düşünürken koyu gözkapaklarının ardındaki gözbebekleri artık görünmez olmuş,öyle kafa patlatıp dururken yavaş yavaş aralanan ağzı değirmi suratına hafiften bön bir ifade vermişti.Czentovic birkaç dakika düşündü, sonra hamlesini yapıp ayağa kalktı.