Mezar taşı, her cenazenin, beşeri günahlardan beraatini isteyen ezeli ve ebedi bir avukat gibidir. Bir vatan hainin, bir ana katilini, bir ocak kundakçısının, bir kasa, bir namus, bir şeref hırsızının, bir lan ayyaşının mezarına dikilen taş bile, ebedi vekaletini üzerine aldığı ölüye tek leke sürmemek isteyen bir avukat kesilir. Bunun içindir ki bir baba katilinin mezarında şu cümleyi okursunuz, hiç şaşırmayın!
"Burada, karıncayı incitmekten çekinerek yaşamış bir insan yatmaktadır!"
Bir mezar başında, gaddaresini en haksız cinayetin kanıyla lekelemiş olan katile bile hüsnü şehadet eden cemiyet, yaşayan en büyük kıymetin önünde bile boyun eğmek istemez: Ve en sefil bir ölüden bile kıskanmadığı sevgiyi, en üstün bir diriden esirger, çünkü ölü kıskanılmayan yegane insandır.