MECRUH

MECRUH
@ATAMEND
İn Cin Miş İm Rüyamda bir kelebek olduğumu gördüm.Artık uyandım ve rüyasında kelebek olduğunu gören bir insan mıyım, yoksa rüyasında insan olduğunu gören bir kelebek miyim, bilmiyorum.
SERBEST ŞAİR
Üniversite Mağduru
Kabrİstanbul
Maalesef Dünya, 10 Nisan 1998
30 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı

MECRUH

, bir kitap okudu
9/10
·330 syf.·
Beğendi
·
1 saatte okudu
·
2021 79. kitabı
Zülfü Livaneli
8.6/10 · 126,6bin okunma
Reklam
Çözüm ölüm aslında. Ama bir güç engelliyor. Belkide korkudur. Ancak ölüm mutlaktır. Bu durumda ölümden korkmak. İnsan doğasına aykırı. Yada din. Hayır hayır Hiç girme oraya oda korku çünkü. Ölümden korkmak ile tanrıdan korkmak aynı şey. Ölüm olmasaydı tanrıya ihtiyacımız olmazdı. Ya ölüm tanrıyı yarattı yada tanrı ölümü. Sadece korkumudur engel. Ya geride kalanlar. Elbet bir şekilde birileri geride kalacak. Yada sen birilerinin gerisinde kalacaksın. Bu durumda geride kalanlar herzaman var olacak. Ve bu ölüme engel değil. Ya umut. Umut büyük iş. Umut büyük belamız. Umut en sinsi korkumuz.. Bulamadım. Muhtemelen bulduğumda bi önemi olmayacaktır. Veda mektubu da anlamsızca. Gidiyorsan gideceksin. Sessiz usulca.
İnsan

MECRUH

, bir kitap okudu
10/10
·120 syf.·
Beğendi
·
2021 73. kitabı
Furuğ Ferruhzad
8.5/10 · 4.233 okunma
Boşversene sen niye beklemeli Sıktı artık bu kent beni Çekip gitmeliyim hiç düşünmeden Bulmalıyım aradığım o yeri Şiirmiş, bilgelikmiş, her neyse Ne varsa benden kalsın geride Kalsın o yalanlar, o yalan ilişkiler de Ve ölümler ki sevdanın ikiz doğurduğu Yetsin, taşımak istemiyorum hiçbirini yedeğimde Nerdesin ey benim her gün yeniden doğan oğlum Sevginin çoğul oğlu Senin ülkende yalnız bütün özlemler Bilirim yalnız orda, içtenlik, erinç, çoşku Bayrağında bir tek çiçekli dalla Orda uçsuz bucaksız Olanca görkemiyle bir erguvan imparatorluğu Öğrendim öğrenmesine, mutsuzluk da bir kelimedir Tanımadığım kentler, yüzler, hiç mi hiç tanımadığım Oteller, genelevler, nar ağaçları Dar sokaklar, eğri büğrü kaldırımlar Satın alamadığım bir örtüye çeviren yalnızlığı Ve bir yağmur öncesinde belli belirsiz Üç beş çocuğun birbirini çağırdığı Sopasını düşürdüğü bir dilencinin Unutup gittiği sonra ses çıkarmadan Anlaşılmaz mırıltılarla yokuş aşağı Yokuş aşağı, yokuş aşağı! İner gibi ben de Örgüsünden başını kaldıran bir kadının
Şiir
Reklam