Yahya Kemal ve Celile Hanım... Onların aşkı bana Tanpınar 'ın Huzur romanındaki Mümtaz ve Nuran'ın aşkını hatırlattı. Mümtaz da Yahya Kemal gibi yurtsuz ve bir o kadar da savaşın buhranını yüreğinde taşıyan biri ama en çok Nuran ile Celile Hanım. Nuran tam bir Istanbul hanımefendisi ailesi köklü, saygın ; musiki şiir ve resimle yoğrulmuş bir kişilik tıpkı Celile Hanım gibi. Üstelik o da çocuklu ve dul aynı zamanda mağrur. Sonunda yine hüzünlü bir aşk ama tek fark Yahya Kemal Mümtaz 'a karşılık korkmuş ve aşkından vazgeçmiştir. Tanpınar'ın hocasının bu aşkını bilmemesine imkan yok belki de o hayran olduğumuz Mümtaz karakteri böyle doğmuştur. Mumtazin Nurana en çok da Istanbullu oluşuna aşık olması gibi Yahya Kemal sevgilisinin Istanbulluluguna aşık olmuştu belki de...
Ziyâ Gökalp, bir gün yarı şaka:
"Harabisin harabati değilsin,
Gözün mazidedir âti değilsin."
diyecek olmuş da,
Yahyâ Kemal :
"Ne harâbî ne harabatiyim,
Kökü mazide olan âtiyim." demiş.