Şunu unutmayin ki su anda gençlik var, eglenmek istiyoruz, gezmek istiyoruz, uyumak istiyoruz, çok çalismak istemiyoruz..
Zannetme ki is sahibi oldugunda, emekli oldugunda nefis, şeytan, "Tamam artik seninle isim bitti, simdi artik ahirete yönel." diyecek. Zannetme ki seytan sana böyle bir avans, böyle bir firsat verecek. Zannetme ki dünya sana ahiret için bir hareket alani açacak. Ölene kadar bu imtihan, bu kavga devam edecek.
Asil kullugun erdemi de bu mücadelenin içinde kendini inşa etmen, dünyaya "dur" demen. Bu dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Oyuna ve eglenceye ara verip asil mevzuya odaklan. Niçin bu dünyaya geldin? Kimin kulusun? Bu sorularin cevaplarini kendine en sahici ve samimi bir sekilde ver artık ey nefsim, ey kendim!
Her zalim zulmünün, her salih gayretinin bütün ve gerçek karşılığını bu dünyada görmez. Yani bir zalim bir mümini sehit edebilir ve ölene kadar burnu kanamadan bir eli yagda ötekisi balda yasayabilir. Ama sanma ki yaptıkları yanina kâr kalacak. Sakin böyle sanma: "Sakin, Allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah, onları gözlerin korkudan yuvalarindan fırlayacağı bir güne erteliyor." (ibrahim, 42) Gün gelecek Allah zalimlere kan kusturacak.
Demem o ki, halvetimiz olmali Kur'ân' la, Allah’la, kendimizle, hakikatle... Bu kadar debdebenin, bu kadar sirkülasyonun, bu kadar kosusturmanin içinde insan kendisini unutuyor. Kendisini unuttugunda rabbini unutuyor, rabbini unuttugunda da kendini taniyamaz, taninamaz hale geliyor.
Onun için ne diyor Allah? "Allah'i unutan, bu yüzden Allahin da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayin.
Iste onlar gerçekten yoldan çikmislardir." (Haşr, 19) Kendini fark et, kendinin farkina vardigin an, Allah'i baş ucunda, içinde, şah damarindan bile daha yakinda bulursun. Eger kendini
kaybedersen, Allah’ı öyle uzayın boslugunda, Kafdağının
ardinda bir yerlerde zannedersin.