Ali Can

"COME İL FAUT" NASIL OLMASI GEREKİYORSA ÖYLE
Puan vermedi·83 syf.··
2026 7. kitabı
Hayatım boyunca her şeyi doğru yaptım. En azından öyle sandım. Doğru okula gittim, doğru insanlarla tanıştım, doğru kadınla evlendim. Kariyerimde adım adım yükseldim, her basamağı hak ederek çıktım. Evimizi döşedik, misafirlerimizi ağırladık, çocuklarımızı yetiştirdik. Herkes benim için "İvan İlyiç, işte örnek bir insan" dedi. Ben de buna inandım. Ama şimdi bu yatakta yatıyorum ve ilk kez soruyorum: Bu hayat gerçekten benim miydi? Ölüm hiç aklıma gelmemişti. Neden gelsin ki? Ben farklıydım. Ölüm yaşlılar içindi, hastalar içindi, talihsizler içindi. Ben mahkemede oturmuş dosyaları inceleyen, akşamları oyun oynayan, toplumda saygın bir yer edinmiş biriydim. Ölüm... ölüm bana yakışmazdı. Sonra o düşme oldu. O aptal, küçük düşme. Bir ağrı başladı. Geçer diye bekledim. Geçmedi. Doktorlar muayene ettiler, teşhis koydular, ilaçlar yazdılar. Hep o soğuk, resmi tavırlarıyla. Sanki ben bir dava dosyasıydım önlerinde. Ben de aynı şekilde karşılık verdim onlara, çünkü öyle yapılırdı, öyle olması gerekiyordu. Asıl acıyı bedenim değil, gözlerim verdi bana. Karım odaya girdiğinde yüzüne baktım. Endişe yoktu, sadece yorgunluk vardı. Ve altında yatan şeyi gördüm: Ne zaman biter bu? Kızım nişanlısıyla konuşuyordu, hayatı devam ediyordu. Oğlum derslerine girip çıkıyordu. Arkadaşlarım oyun oynarken benim masam boştu. Dünya durmamıştı. Ben dururken, her şey akmaya devam ediyordu. İşte o zaman anladım: Onlar için de hayat "olması gerektiği gibi" ilerliyordu. Hasta bir adam vardı evde, bu duruma üzülünürdü, ona bakılırdı, ama hayat durmazdı. Bu da kurallardandı. Ben de başkası hasta olduğunda böyle yapmıştım. Şimdi rolümüz değişmişti, yalnızca bu kadar. Ama bu fark edişin bana ne kadar ağır geldiğini anlatamam. İnsanların beni değil, benim yokluğumun getireceği rahatsızlığı düşündüğünü
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261,2bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Gerçekte olan mı yoksa içimdeki sen mi?
Puan vermedi·68 syf.··
2026 6. kitabı
Babasını erken yaşta kaybetmiş bir kız çocuğu, hayatında baba sevgisini yani bir erkeğin sevgisini tam anlamıyla tadamamıştır. Bu eksiklik, onun sevgiyle kurduğu bağı baştan yarım bırakmıştır. Belki de bu yüzden, hayatındaki pek çok duyguyu eksik ve parçalı yaşamış; hiçbir şeyi bütünüyle hissedememiştir. Yaşının getirdiği tecrübesizlikle birlikte, içindeki bu boşluğu gerçek bir ilişkide değil, zihninde yarattığı bir kişiyle doldurmaya çalışmıştır. Ancak burada sevdiği şey, karşısındaki insanın kendisi değil; onun kendi dünyasında çizdiği, idealize ettiği hâlidir. Bu yüzden aşkı, gerçeklikten çok hayal üzerine kuruludur. Öylesine derin ve saplantılı bir sevgi beslemiştir ki, sevdiği adamı üzmemek adına en ağır gerçeği, hatta ölümü bile ondan son an'a kadar saklamayı tercih etmiştir. Karşısındaki insanın bunu hak edip etmemesi onun için önemli değildir; çünkü o, sevdiği kişiyi olduğu gibi değil, kendi anlam dünyasında yarattığı hâliyle benimsemiştir. Çocukluğunda ulaşamadığı şeylere alışmış bir kalp, aşkı da ulaşılmaz olarak tanımıştır. Bu yüzden sevgi onun için paylaşılması gereken bir duygu değil, içinde saklanması gereken bir sır hâline gelmiştir. Ve o, hayatı boyunca sevdiği adama bile kalbindekini tam anlamıyla açamadan sevmiştir.
Edebiyat
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,8bin okunma
Aynı gücü biz de ele geçirseydik aynı hataları mı yapardık?
Puan vermedi·152 syf.··
2026 4. kitabı
Hayvan Çiftliği, temelde “Herkes, eline geçmediği iktidarın masumudur.” düşüncesinin hikayeleştirilmiş hâlidir. Eserde, başta adalet ve eşitlik vaadiyle yola çıkan karakterlerin, zamanla gücü ele geçirdikçe nasıl değiştikleri açıkça görülür. Bu değişim aslında ani değildir; aksine, insanın içinde zaten var olan eğilimlerin yavaş yavaş ortaya çıkmasıdır. Güç, sadece bir araç değil, aynı zamanda karakteri ortaya çıkaran bir sınavdır. İnsan, çoğu zaman sahip olmadığı gücü eleştirir ve kendisinin daha adil olacağına inanır. Ancak aynı güç eline geçtiğinde, daha önce eleştirdiği davranışları sergilemeye başlaması kaçınılmaz hale gelir. Çünkü mesele yalnızca sistem değil, insan doğasının kendisidir. Eserde anlatılan da tam olarak budur: Zalimlik çoğu zaman dışarıdan gelen bir şey değil, fırsat bulduğunda ortaya çıkan içsel bir gerçektir. Bu yüzden “Hayvan Çiftliği”, sadece bir hikâye değil; insanın iktidarla olan ilişkisini, ahlakın güç karşısındaki kırılganlığını ve adalet kavramının ne kadar kolay şekil değiştirebildiğini anlatan evrensel bir eleştiridir.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,8bin okunma