Ayşe

"Önemli eserlere ulaşımı kolaylaştıran matbaanın akıllı zekâların kendilerini bulmasını sağladığı gibi arkadaş çevreleri de kişiyi yanlış tercihlerden alıkoyan birer karakter olabilir."
Sayfa 60 - Ediz Yay. , Jules Payot·Kitabı yarım bıraktı
Reklam
"Aklı Başında Genç"
"Aklı başında genç, arkadaşlarının düştüğü komik durumla­ra düşmez ve onların çalışmayla ilgili yerici, saçma muhab­betlerine izin vermez. Çünkü birçoğunun kendi hayatını bile şekillendiremediğini ve tıpkı cansız bir oyuncak gibi girdabın içinde olduklarını bilir. Onlarla konuşurken ruh sağlığı doktorunun aklı yerinde olmayan hastasını dinle­diği zaman söylenene çok fazla inanmaması gibi dinleme­lidir. •Ne yani bana karşı ön yargıları olacak diye, onların sevgisini ve hayranlığını kazanacağım diye verimli çalışma mutluluğuna, sağlığıma, özgürlüğüme mi değişeceğim on­ları!•Mutluluklarının yorgunluktan, kuru gürültüden iba­ret olduğunu biliyorken onların saçmalıklarına mı katıla­yım? Konuşmaların kendilerini haklı çıkarmaya varacağını bildiğim için onların muhabbetlerine asla girmem, boyun eğmem. •Yalnızlığı bin kere tercih ederim.Yığınlardan ka­çıp sakin, temiz, nezih bir ortam oluşturmayı tercih ede­rim.• Hatta bana bir şeyler katacak öğretmenlere yaptığım çalışmaları göstermekte, hedeflerimden bahsetmekte, akıl hocası olmalarını sağlamakta fayda var. Barda, kafede takıl­mak yerine müzelerle, gezintilerle veya faydası olacak bir­kaç gerçek arkadaş sohbetleriyle ilgilenmek gerek."
Sayfa 58 - Ediz Yay. , Jules Payot·Kitabı yarım bıraktı
"Öncelikle maddi du­rumu iyi olan ailelerin çocukları gelecek kaygısı olmayışı ve değerler eğitiminin eksikliğinden dolayı gençliklerini boşa harcayıp sonra da yaş ilerledikçe çalışanların işiyle alay edip küçümserler. Bunların dışında daha azılı bir grup daha var ki kendileriyle kolejde karşılaşırız. Onlar daha baştan yenilgiyi kabullenen, işten kaçan pesimistlerdir. Tüm ezik karakterler gibi kıskanç, kendini beğenmiş ve hasettirler. Bunlar kendi türlerinin enteresan bir koludur; sabırlıdırlar, durumları süreklilik arz eder. Sanki umut kırmak için yara­tılmışlar; tüm anları depresyonla dolu gibidir. Eksiklikleri belli bir süre sonra kendilerine büyük zararlar vermeye başlar. Eksikliklerinin farkında olduklarından başkalarının da çalışmasına engel olurlar."
Sayfa 57 - Ediz Yay. , Jules Payot·Kitabı yarım bıraktı
Çoğu Gencin Düştüğü O Çukur...
Tekrar et­mek gerekirse kaprislerle dolu, donuk, boş beyinlerle geçiri­len tüm zamanlar israf olmakla birlikte ahlaksızca geçirilen zamanın güzel geçtiği sanılır. Tekrar tekrar söylemekten go­cunmadan parayı, zamanı aptalca harcadığımızı ve ardın­dan da zihnin boşuna yorulduğunu bilelim. Kaçırdığımız gerçek zevkleri, gezebileceğimiz müzeleri, okuduğumuzda bize muhteşem fikirler katacak kitapları düşünelim; zekice sohbetleri, arkadaşlarla güzelim yürüyüşleri unutmayalım. •Zevküsefayı takip edene düşense mutsuzluk, mutsuzlukla­rın da en acısı olsa gerek...• "Kendini beğenmişlik, kendini gösterme peşinde olmak eziklik göstergesidir. Çalışarak başarmanın verdiği onurun yanına yaklaşamaz. Öğrencinin sözüm ona "eğlenceleri" aslında son derece monoton, verimsiz, üstelik içi boş, ap­talca işlerden ibarettir."
Sayfa 55 - Ediz Yay. , Jules Payot·Kitabı yarım bıraktı
"On beş gün boyunca öğrenciden değerlendirme yap­masını isteyelim. Geçici hevesleri bir sütuna yazalım. Diğe­rine de bunların sebep olduğu sıkıntıları ve ruh halimizi...Sonucu görünce çok şaşıracaksınız. Günlerin, haftaların, hatta ayların nasıl boşa gittiğini kendi kendine fark edecek, sözüm ona eğlendiğini sandığı zamanın aslında can sıkıntıları, iğrençliklerle dolu olduğunu görecektir."
Sayfa 54 - Ediz Yay. , Jules Payot·Kitabı yarım bıraktı
Bilinçlenmek
Reklam