"Efendimizin(sav), İslam'a gizliden gizliye çağrısı üç yıl sürmüştü. Bu dönemde, birçok kimse Müslüman olmuştu.Artık peygamberliğini açıktan açığa halka ilan etme zamanı gelmişti. Uzun süre evinden dışarı çıkmamıştı. Görevinin, ne denli zor olduğunu biliyordu. Nereden başlayacak, nasıl anlatacaktı? •Bu kaba, bu sert topluma, ruhlarına, yüreklerine bir sürü çirkin ve kötü adetleri adeta kazıyan bu insanlara mesajını nasıl ulaştıracaktı? Kendini beğenmiş, kibir ve gurur yarışına tutuşmuş, para pul ve şehvet arzusuyla delirmiş, ama elleriyle yaptıkları taştan, tahtadan putlar önünde ezilip büzülen ve küçülen bu sözde büyüklere sözlerini nasıl iletecekti?• Zordu. Sert kayalar üzerine tohum serpip oradan filizlenmesini beklemek kadar zordu. Makam sahipleri, zenginler, şehrin ileri gelenleri, tıpkı sert birer kaya gibi karşısında duruyorlardı."
"Uyku derin olsa bile on beş dakikalık çabayla "işe koyulma" havasına girmek her zaman mümkündür. Sabahın uykulu hallerinden kurtulup çalışmaya koyulan, en azından akşam çok kötü bir gece geçirmemişse çalışmasından verim alamayan öğrenci hiç görmedim. Zihin çabuk açılır, uyuşukluk aslında istektedir, zihinde değil."