📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Lacan I. Seminer’de[1] varlığın üç tane tutkusu olduğunu söyler: aşk, nefret ve cehalet. Bu tutkular, öznenin dilin kendisinde oluşturduğu eksiğe, dilin birincil etkisine verdiği yanıtlardır. Dolayısıyla üç tutku da eksikle ilişkilidir. Hem öznenin kendi eksiğiyle hem de Öteki’ndeki eksikle olan ilişkisine varlığın verdiği yanıtlardır.
Ben bugün size bu üç tutkudan birisi olan nefretten bahsedeceğim. Yanıtlamaya çalışacağım soru ise şu olacak: Öznenin nefret etme nedeni nedir? Hatta daha doğrusu özne neyden nefret eder? Lacan I. Seminer’i olan Freudcu Teknik Üzerine Yazılar’da nefretle ilgili şöyle söyler:
“Nefretin imgesel bir boyutu vardır. (…) Fakat bu imgesel boyut simgesel tarafından çerçevelenir ve nefret, düşman yok olduğunda bile ortadan kalkmaz. Aşk ötekinin varlığının göz önüne serilmesine can atarken, nefret bunun tam tersini ister; onu küçük düşürmeyi, düzenini bozmayı ister; onun yolundan sapmasını, çıldırmasını, onu inkâr etmeyi ve onu altüst etmeyi ister. Aşkı olduğu gibi, nefreti de sınırsız yapan budur. (277, I. Seminer)”
Devamı için: oguzhannacak.com/post/nefret-ve-...
“Lacan I. Seminer’de[1] varlığın üç tane tutkusu olduğunu söyler: aşk, nefret ve cehalet. Bu tutkular, öznenin dilin kendisinde oluşturduğu eksiğe, dilin birincil etkisine verdiği yanıtlardır. Dolayısıyla üç tutku da eksikle ilişkilidir. Hem öznenin kendi eksiğiyle hem de Öteki’ndeki eksikle olan ilişkisine varlığın verdiği yanıtlardır.
Ben bugün size bu üç tutkudan birisi olan nefretten bahsedeceğim. Yanıtlamaya çalışacağım soru ise şu olacak: Öznenin nefret etme nedeni nedir? Hatta daha doğrusu özne neyden nefret eder? Lacan I. Seminer’i olan Freudcu Teknik Üzerine Yazılar’da nefretle ilgili şöyle söyler:
“Nefretin imgesel bir boyutu vardır. (…) Fakat bu imgesel boyut simgesel tarafından çerçevelenir ve nefret, düşman yok olduğunda bile ortadan kalkmaz. Aşk ötekinin varlığının göz önüne serilmesine can atarken, nefret bunun tam tersini ister; onu küçük düşürmeyi, düzenini bozmayı ister; onun yolundan sapmasını, çıldırmasını, onu inkâr etmeyi ve onu altüst etmeyi ister. Aşkı olduğu gibi, nefreti de sınırsız yapan budur. (277, I. Seminer)”
Devamı için: oguzhannacak.com/post/nefret-ve-...
“Lacan I. Seminer’de[1] varlığın üç tane tutkusu olduğunu söyler: aşk, nefret ve cehalet. Bu tutkular, öznenin dilin kendisinde oluşturduğu eksiğe, dilin birincil etkisine verdiği yanıtlardır. Dolayısıyla üç tutku da eksikle ilişkilidir. Hem öznenin kendi eksiğiyle hem de Öteki’ndeki eksikle olan ilişkisine varlığın verdiği yanıtlardır.
Ben bugün size bu üç tutkudan birisi olan nefretten bahsedeceğim. Yanıtlamaya çalışacağım soru ise şu olacak: Öznenin nefret etme nedeni nedir? Hatta daha doğrusu özne neyden nefret eder? Lacan I. Seminer’i olan Freudcu Teknik Üzerine Yazılar’da nefretle ilgili şöyle söyler:
“Nefretin imgesel bir boyutu vardır. (…) Fakat bu imgesel boyut simgesel tarafından çerçevelenir ve nefret, düşman yok olduğunda bile ortadan kalkmaz. Aşk ötekinin varlığının göz önüne serilmesine can atarken, nefret bunun tam tersini ister; onu küçük düşürmeyi, düzenini bozmayı ister; onun yolundan sapmasını, çıldırmasını, onu inkâr etmeyi ve onu altüst etmeyi ister. Aşkı olduğu gibi, nefreti de sınırsız yapan budur. (277, I. Seminer)”
Devamı için: oguzhannacak.com/post/nefret-ve-...