Subay, erin sadece kardeşi veya ağabeyi değildir. Aynı zamanda onun öğretmeni, e ğiticisidir. Er, subaya verilmibir em anettir. Subay, onun sağlık durumundan sorumludur. Erin beyni,subayın eline verilmiştir. Onun zihninin açılmasından v e düşüncesininilerlemesinden, subay sorumludur. Subayın eline, erin
kalbi verilmiştir. O, erde sağlam bir ahlak oluşturmak, ona vicdan temizliğini, görgüyü, insanlara karşı davranışı öğretmek, vatan sevgisini aşılamak, subayın görevidir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kışladaki her askerin canlı birer elmas oldu ğunu düşünün.Bu kadar deperli varlıklardan binlercesi her yıl bir yere toplanıpuzun zaman çalıştırılıyor. Ülkesi için çalışan bu değerli varlıkları,bu canlı elmasları çizik veya kırık olarak yerine göndermek, çoküzüntü duyulacak bir durumdur” derdi.
Snelman, ordu hakkında:“Ordu, dini için kendini adamı fedakâr yolcu gibidir. Biz, asker değiliz, vatan savunması için meydana getirilen bu canlı kale duvarlarının önemini hakkıyla anlayamıyoruz. Bu canlı kale duvarının yapılışında kullanılan her zerre,her bir kum tanesi, canlı birer insandır ve bu kum taneciklerinden her biri, gerekirse bizim hayatımızı kurtarmak için ölmeye hazırdır. Sokakta, dükkânda veya kahvede subaylarla karşılaşınca,onlara:‘Aziz kardeşlerim! Siz benim ve bizim kurtuluşumuziçin bu ağır işi üstünüze almışsınız. Tanrı yardımcınız olsun!' diyeceğim gelir.
“ Ne mutlu ki, artık memurlar bu durumda değil. Yavaş yavaş her daireye Fin memurlarımızı yerleştiriyoruz. Onlar yeterli olmadıpındaysa ülkemize yerleşen İsveçlilerin iyilerini seçiyoruz.Memur olduğunuz yerde, göreviniz başında daha ilk günden itibaren, yeni uygulamaları deneyin. Eski yönetimeliğini bırakın.Tamamen yeni yöntemleri alın. Bu eski, hastalıklı yönetim şeklinin, devlet dairelerinde hiçbir izi kalmasın! Halkımız,
memurların kendilerinin hizmetinde olduğunu anlasın. Bir için sizegelenlere, size acı veren sineklere bakıyormuş gibi bakmayın.Elinizden geldiğince halkın işini kolaylaştırın. Herkese güler yüzlü olun. Eğer bir vatandaşın arzusu yerine gelmiyor ve istediği yapılmıyorsa; bu, sizin o işi yapmak istemediğinizden değil, o
işin yasa v e yönetmenliklere uymadığı için yapılamadığını milletanlasın.