ARAS SARI

ARAS SARI
@A_r_a_ss_a_r_i
Geçmişim bende kalsın; güzel bir eşim, bu güzel eşle aşkımızın ürünü güzel bir kızım var. Sonrası; yazmayı, okumayı, müziği çok seviyorum ve bu çok sevdiğim 3 şeyi hayatıma uygulamakla meşgulüm. Instagram/a.r.a.s.s.a.r.i
Yazar, yönetmen
Lisans
Ankara
Zonguldak, 1982
4 okur puanı
Ekim 2024 tarihinde katıldı

ARAS SARI

, 2025 okuma hedefini ekledi.
Daha önce bu sayıya ulaşmıştım, yinelemek güzel olacak.
2025 OKUMA HEDEFİ
0/100 kitap - %0 tamamlandı
Henüz kitap okumadı
100 kitap
0 sayfa
0 inceleme
0 alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

ARAS SARI

, bir kitabı okumaya başladı
Stephen W. Hawking
8.5/10 · 11,2bin okunma

ARAS SARI

, bir kitap okudu
Puan vermedi·206 syf.·
66 günde okudu
·
2024 47. kitabı
Pierre Franckh
7.5/10 · 25,9bin okunma

ARAS SARI

, bir kitap okudu
Puan vermedi·429 syf.·
2024 46. kitabı
Orhan Pamuk
7.9/10 · 17,7bin okunma
Aşk emek ister...
Ohh ne kadar kolay, elimize alıyoruz telefonu bir dokunmayla açıyoruz malum uygulamayı; (aşkım, sevgilim, canım, bitanem, ponçiğim, kırçiçeğim ...) artık hangi garip isimle kayıtlıysa, sevgilinin isme dokunuyoruz ve başlıyoruz metiyeler düzmeye. Taş atıp kolumuz yorulmuyor, iki parmak hareketi ile iş bitiyor, hatta tek parmakla bu işin üstesinden gelenlerde mevcut. Her şey tamam, güzel de, hani nerede emek? Hani, sevgi emek isterdi? Teknoloji geldi aşıklık bozuldu. Eskiden sevgiliye ulaşmak için çöller aşılmış, dağlar delinmiş, hadi o kadar da çıldırmayalım, ama şunu da unutmayalım; bir sevgiliye duyulan özlem, ona kavuşma arzusu, ona duyulan sevgi, yüreklerden bir kalem vasıtasıyla kağıtlara dökülüp, aşkla tütsülenerek bir zarfa koyulur ve bu zarf postacının ellerine teslim edilip sevgiliye gönderiliyordu. Bilmem ne kadar sürüyordu, aşkla tütsülenmiş o mektubun sevgiliye ulaşması. Eğer doğru adrese gitmiş, doğru kişinin eline ulaşmışsa bu mektup, işlem tamamdı; geriye, mektubu okuyan sevgilinin yine aynı duygularla cevap yazıp, 'aşkla tütsüleyerek' zarfa koyup postacıya teslim ettiği mektubunu beklemek kalıyordu. Yani; aşk, ilmek ilmek emekle örülüp bir şekil buluyordu hayatlarda. Bir de siz, o kadar emeğin karşılığını alamayıp aşklarını kalplerine gömen sevdalıları düşünün, ama yine de o emeği harcamaktan geri durmazlardı, aşk için önce umuda sarılırlardı. Örneğimi sevgiliden yana kullandım ama, bu emek sadece iki sevgili arasında verilmiyordu tabii. Birbirine değer veren herkes bu şekilde büyük bir emek harcayıp iletişim kuruyordu ve bu iletişim en samimi duygularla kuruluyordu. Yani, şimdiki gibi samimiyetten uzak kısa mesajlara, maillere benzemezdi mektup ve verdiği tat. Elbette çağa ayak uydurmak gerek, buna hiçbir zaman itirazım yok, fakat sevdiklerimize onları