"Bak," demişti "siyasetle ilgin olmadığını biliyorum ama yaşadığın dünyaya gözlerini bu kadar kapatmaya hakkın yok. Ülkenin yıllardır kanadığını, kutuplaştığını, insanların birbirine karşı kamplar halinde bölünüp kışkırtıldığını biliyorsun, değil mi?"
"Biliyorum elbette!
"Aralarına nefret tohumları ekilen etnik, dini ne kadar grup varsa, bunların durmadan birbirini öldürdüğünü, kan davasının giderek azgınlaştığını da biliyorsun!"
"Tabii!"
Konuşmanın burasında ayağa kalkmış ve sesini yükselterek bana şöyle demişti:
"Her şeyi biliyorsun birader ama bir tek, insanlarımızı kimin kamplara böldüğünü, bu kan davasını kimin isteyerek, planlayarak başlattığını bilmiyorsun!"
Spoiler içerir
Bir Grange hayranı olarak yine zevkle okuduğum bir kitap oldu. Ancak ilk kitapla araya giren zamanı düşününce kitabın başlarında adapte olamadığımı fark ettim. İlk 300 sayfa yani Erwan'ın Afrika yolculuğu fazlaca uzatılmış gibi geldi. Sonraki 300 sayfa merak uyandırıcıydı ve hızlı bir şekilde bitirdim. Loïc'in değişimini takip etmek keyifliydi ama Erwan'ı bu defa sevemedim. Bir polis olarak ondan daha iyisini bekledim galiba. Bütün bunlara rağmen okuyunuz :)
Spoiler
Audrey ve Gaelle'in öldürülmesi üzücüydü.
Kongo'ya AğıtJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 20173,205 okunma