İnsanları yönetme sanatının temelinde iki ilke yatar: onları baskı altında tutmak ve aldatmak. Sahte ışıklar saçan bu pırıl pırıl kelimelerin can sıkıcı tarafı, kimseyi baskı altına almayı da, aldatmayı da becerememeleridir. En fazla sarhoş edebilirler, ama o da bambaşka bir şey.
“Nefret” her ne kadar bir topluluğun kendini savunması için kolayca kullanılacak bir araç olsa da, sonunda bu o topluluk için pahalıya mâl olur. Savunmaya koyduğumuz değerlerin hepsini ya da birçoğunu böylelikle kaybetmiş oluruz.
Genellikle, bir şeyi sevdiğimizde o şeyi bizimle beraber sevecek müttefikler aramayız. Sevdiğimiz şeyleri sevenleri rakip ve saldırgan olarak görürüz. Fakat bir şeyden nefret ettiğimizde hep müttefikler ararız.