“Hani bazen karnınız açken tatsız tuzsuz bir şeyleri kendinizden geçmişcesine hapur hupur yersiniz, karnınız doyunca da az öncesine kadar boğazınıza tıktıklarınızın ne kadar lezzetsiz şeyler olduğunu fark edip mide bulantısından kusacakmış gibi olursunuz ya… İşte az çok buna benzer duygular içindeydim. Bu gece de her geceki gibi karşımda bu burunla yüz yüze yatacağımı düşündükçe, ‘Bu yemekten usandım artık,’ diyesim geliyor, midemin şiştiğini, tıkandığımı hissediyordum.”
“Vahşi bir at gibi olan Naomi’nin toynakları altında ezildikten sonra, aklımın uzundan bile geçmeyen bir ‘kadınsılık’ doruğuyla karşı karşıya kalmıştım. Merhametli bir el gelmiş de yaban güllerinin dikenleriyle yaralanmış tenimi okşuyordu sanki…”
“Sevdiğiniz kadın özgüven kazansın diye uğraşmak iyi bir şey ama sonuçta kendi özgüveninizi kaybediyorsunuz. O noktadan sonra da kadının kurduğu üstünlükten kolay kolay kurtulamıyorsunuz.”