“kitapların kenarlarına bir şeyler karaladığında, renkli kalemlerle satırların altını çizdiğinde, anlatılmak istenilen hissi daha iyi kavradığını söylerdi. ondan amiyane bir alıntı yapsam rahatsız olmazsınız umarım: ‘elime geçen her kitapla sevişiyorum ve onlarda bir iz bırakmazsam orgazm da olamıyorum.’ buna karşılık ben bu karalamaları konuşmalarındaki böbürlenmeye benzer bir barbarlık olarak görmüşümdür hep.”
“siz kitapları raflara diziyorsunuz ve hepsi bir toplam ediyor, ama bu sadece bir yanılsama. çeşitli konuları takip ediyoruz ve insan bir süre sonra kendisine çeşitli dünyalar tayin etmiş oluyor; ya da şöyle diyelim, kendisine, elindeki izlerden yola çıkarak, bir seyahat rotası çiziyor… sahip olmadığımız bir kitaba yapılan göndermeler karşısında duyduğumuz ilgi sonucu kaynakçalarla tamamlanan bir süreç… kitapları buluyor ve onların bizi başka bir yere götürmelerine olanak tanıyoruz.”