Ayşe Çalık

Ayşe Çalık
@Aabye
Türkçe Öğretmeni
Lisans
67 okur puanı
Eylül 2022 tarihinde katıldı

Ayşe Çalık

, bir kitap okudu
Puan vermedi·90 syf.·
2023 7. kitabı
Carlos María Domínguez
7.3/10 · 15,3bin okunma
Reklam
yeniliklerin başlangıcı olan bir son
“çiçekler yavaş yavaş alçaldılar, alçaldılar ve donup kalmış dünyanın üzerine kar taneleri gibi yağdılar. ve tıpkı kar taneleri gibi eriyip çözülerek görünmez oldular. çünkü her biri ait olduğu yere ulaşmıştı. bu yer, insanların yüreğiydi.”
Sayfa 297 - saat çiçekleri·Kitabı okudu
Alman Edebiyatı
zamanı kendi içinde
“ona da bir saat çiçeği verecek misin?” diye sordu momo. “kassiopeia’nın ihtiyacı yok” diyerek kaplumbağanın çenesinin altını kaşıdı hora usta. “o, zamanın dışında bir yapıya sahiptir. onun zamanı kendi içindedir. her şey dursa bile o bütün dünyayı dolaşabilir.”
Sayfa 275·Kitabı okudu
Alman Edebiyatı
Ölümcül Can Sıkıntısı
momo, hora usta’ya gözünü ayırmadan bakarak sordu: “bu ne biçim bir hastalık?” “önceleri pek farkına varılmaz. günün birinde insanın canı artık hiçbir şey yapmak istemez. hiçbir şeyle ilgilenmez ve kurur gider. üstelik bu isteksizlik geçici değildir, hatta giderek de artar. günden güne, haftadan haftaya daha kötü olur. insan kendinden hoşlanmaz, sanki içi bomboştur ve dünyayla bağdaşamaz. sonraları bu hisler de kalmaz ve hiçbir şey hissetmez olur. bütün dünyaya yabancılaşmış ve hiç kimse onu artık ilgilendirmez olmuştur. ne kızgınlık duyar ne de hayranlık. ne sevinmesini bilir ne de üzülmesini. gülmeyi de ağlamayı da unutmuştur. böyle bir insanın içi kaskatı kesilmiştir. artık hiçbir şeyi ve hiç kimseyi sevemez. bu durumda, artık hastanın iyileşmesine olanak yoktur. geriye dönüş kalmamıştır. bomboş, kül rengi bir yüzle ve nefretle çevresine bakar, tıpkı duman adamlar gibi. onlardan biri olup çıkmıştır. hastalığın adına gelince, buna ölümcül can sıkıntısı denir.”
Sayfa 272 - hora usta·Kitabı okudu
Alman Edebiyatı
Saat Çiçekleri
“saat çiçeklerini hatırlıyorsun değil mi” dedi hora usta. “sana o zaman demiştim ki, bir yüreği olduğu için her insanın içinde böyle altın bir zaman tapınağı bulunur. insanlar bu duman adamların oraya girmesine izin verirlerse, onlar da bu saat çiçeklerini birer birer koparırlar. ama insanların yüreklerinden çekilip koparılan bu saat çiçekleri yine de ölmezler. çünkü gerçekte sürelerini doldurup solmamışlardır. bununla birlikte gerçek sahiplerinden koparılıp alındıkları için yaşayamazlar da. ama bütün güçleriyle, ait oldukları insana dönmeye çalışırlar.”
Sayfa 270 - hora usta·Kitabı okudu
Alman Edebiyatı
Reklam