Ayşe Çalık

Ayşe Çalık
@Aabye
Türkçe Öğretmeni
Lisans
67 okur puanı
Eylül 2022 tarihinde katıldı
Mükemmellik
“sevgili genç dostum, neye istinaden konuşuyoruz?.. belli bir düzeyde mükemmelliğin mümkün, hatta arzu edilen bir şey olduğunu farz ederek - öyle değil mi? benim tek söylediğim, çocukların mükemmelliğe engel olduğu. insanın karısı engel olur. evlilik engel olur.” “o zaman sanatçının evlenmemesi gerektiğini mi düşünüyorsunuz?” “başına gelebileceklerin sorumluluğunu alarak - bedeline razı olarak.” “karısı işine sempati duysa bile mi?” “asla duymaz - duyamaz. kadınların bu tür kavramlarla ilgisi yoktur.”
Sayfa 72 - St. George·Kitabı okudu
Amerikan Edebiyatı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Büyük Şey
“en iyi şeyi yapmış olmanın verdiği his - sanatçının gerçek hayatı olan ve yokluğunun sanatçının ölümü olduğu hissi; doğanın entelektüel çalgısında gizlediği harika bir müzik parçasını çıkarma ve onu çalınması gerektiği gibi çalma hissi. sanatçı bunu ya yapar ya yapmaz - ve şayet yapmazsa ondan söz etmeye değmez. bu nedenle tam olarak, onu gerçekten tanıyanlar ondan söz etmezler. sanatçı hâlâ hakkında edilen gevezelikler duyabilir, ama duyduğu şeyler çoğunlukla şöhretin bozulmaz sessizliğidir.”
Sayfa 71 - St. George·Kitabı okudu
Amerikan Edebiyatı
Miss Fancourt
“kendisinin önemsediği sanatlara kızın gösterdiği ilgiye alışamadı; bu, gerçek olamayacak kadar güzeldi - böylesine bir sempati kuyusuna yuvarlanmak öylesine alışılmadık bir maceraydı. insan doğrudan çölün içine dalabilirdi - iskambil falı böyle söylüyordu ve hayatın yasası da buydu; ama kristal bir kuyuda tökezlemek eşine nadir rastlanacak bir kazaydı. kızın istekleri ve amaçları bir an için gerçek olamayacak kadar abartılı gözükse bile, hemen sonra bu amaçlar paul’da sahte olamayacak kadar zekice oldukları izlenimi yaratıyordu. bunlar hem yüce arzulardı hem de kusurlu yanları vardı, kaprisse de kapristi, paul bunları benzer bir ilişkide karşılaştığı tüm kaprislere tercih ederdi. miss fancourt zamanla bunları muhtemelen geride bırakacaktı - onların yerini siyaset dolduracaktı veya “akıllılık” ya da yalnızca bu lüks çağında ve işsiz güçsüz bir toplumda âdet olduğu üzere; eğitimli, şımarık kızların üzerini sıvayan üretken bir annelik.”
Sayfa 58 - Paul Overt·Kitabı okudu
Amerikan Edebiyatı
kızın özgürlüğü onu şaşırtmış ve hayran bırakmıştı - gerçek soruları ne kadar da basite indirgiyordu. bağımsız bir kişilik olmanın eşiğindeydi - yirmisine gelmiş, annesiz bir kızdı; bir mevkisi ve sorumlulukları vardı ve küçük bir kız olmanın sınırlarına sıkışıp kalmamıştı. yanında sürüklediği bir mürebbiye olmadan gidip geliyordu, tek başına insanları ağırlıyordu ve kendisi hiç sert olmadığı halde birisinin koruması ya da himayesi altında olmak onun için söz konusu değildi. duruluğun ve asaletin basitlik ve doğallıkla birleşimini ortaya koyan öylesine bir izlenim yaratıyordu ki, belirgin modernliğine rağmen “hoppa” kızlarla en ufak bir kardeşliği olduğu duygusunu uyandırmıyordu. modern olmasına moderndi ve eski renklerden, zamanın altın cilasından hoşlanan paul overt’in biraz ürpererek, renklerin karman çorman karıştığı geleceğin paletini düşünmesine yol açıyordu.”
Sayfa 58 - Paul Overt·Kitabı okudu
Amerikan Edebiyatı
Birinci Sınıf
“böyle kalması derken, böyle zeki mi demek istiyorsunuz - böyle doğal? ah, onun zerre kadar umurunda değil. her şeyini açıkça dışa vuruyor, çünkü bunlar içinden taşıyor. kendi hisleri var, kendi standartları; kendisiyle gurur duyması gerektiğini her zaman hatırlamıyor… gafları sevimli, hataları ilginç… kendisi birinci sınıf ama kendisini ikinci sınıf için tüketiyor. o, hayatın ta kendisi ve taklitlerle ilgilenmiyor. her şeyi birbirine karıştırıyor ama fikri olmadığı tek bir şey bile yok. her şeye geniş bir açıdan bakıyor - sanki himalayalar’ın tepesinden bakar gibi - ve dokunduğu her şeyi yüceltiyor. her şeyden öte, abartıyor - yani kendi gözünde demek istiyorum. sizi ve beni abartıyor.”
Sayfa 45 - Miss Fancourt·Kitabı okudu
Amerikan Edebiyatı