Korkma, sıkı sıkı tutan şeylerden hoşlanırım ben. Her şeyin akıp gittiği bu dünyada, sıkı tutan şeyleri severim, ahbap. Prometheus neler yapıyor orada?
Stubb’ın canı, küreklerinin her birinin kırmızı yıldızlarla süslenmesini mi istiyor? Marangoz, iri tahta mengenelerden birine, kürekleri birer birer sıkıştırıp, küme küme düzenli yıldızlar yapıverir. Gemiciden birinin aklına, köpek balığı kemiğinden küpeler takmak mı esti? Marangoz, dakikasında, o gemicinin kulaklarını deliverir. Bir başka gemicinin dişi mi ağrıyor? Marangoz, kerpetenleri çıkarır, onu tezgâhın üstüne oturturdu. Bu ameliyat daha bitmeden, zavallı adamcağız, elinde olmayarak, yüzünü buruşturursa; marangoz, tahta mengenesinin kolunu çevirip, dişi çekebilmek için gemicinin çene kemiğini mengeneye sıkıştırmaya kalkardı.
Kısacası, bu marangozun yapmayacağı iş yoktu.
Şimdi vereceğim iskelet ölçüleri, sağ koluma dövme olarak yazdırdığım rakamların tıpatıp aynıdır. O yıllardaki çılgınca seferlerimde, böylesine değerli ölçüleri saklamanın başka yolu yoktu. Ama yer darlığı dolayısıyla ve bedenimin başka kısımlarını -yani dövmeli olmayan kısımlarını- o sıralarda yazmakta olduğum bir şiire ayırdığım için, bu ölçüleri santimi santimine yazdırtamadım. Balinayı doğru dürüst ölçüp biçerken, santimin pek yeri de yoktur nasıl olsa.
Tanrı gibi her verde var olan, sürü sürü mercanlar görüyordu: suların göklerinden yukarı, yıldız çemberleri savuran mercanlar... Pip, dokuma tezgâhının pedalında Tanrının ayağını görüyordu; gördüğünü de söylüyordu. İşte bu yüzden deliye çıkardılar adını. İnsanların çılgınlık dediği şey, Tanrı için aklın ta kendisidir. Tüm insan düşüncelerinden sıyrılan akıl, Tanrı düşüncesine ulaşır sonunda; bu düşünce, akıl dışı ve çılgınca bir şeydir bizim için. Oysa bu düşünceye varan, mutluluğun da mutsuzluğun da üstüne çıkar; umursamaz olur tıpkı Tanrı gibi.
En küçük bir yangın tehlikesi belirince, bir tiyatroyu dolduran insan sürüleri de, itişe kakışa kapılara saldırmazlar mı; birbirlerini kıyasıya ezer, öldürmezler mi? Balinaların böyle korkudan çıldırmalarına hiç şaşmayalım, çünkü çılgınlıktan yana yeryüzünde hiçbir hayvan, insanoğluyla boy ölçüşemez; insanların çılgınlığı bin beterdir hayvanlarınkinden.