Masallar vardır; ve sevgili dostum Pinokyo vesilesiyle masallara dikkat çekmeye geldim.
Özellikle incelemeye denk gelen gün görmüş kişiler masal okumayı, dinlemeyi ve anlatmayı biraz daha ciddiye
Freud'un yapmış olduğu çalışmalara genel bir girizgâh niteliğinde güzel bir eser. Kaynakça olarak yalnızca Freud kullanılması ve yazarın yalnızca Freud'un düşüncelerini aktarması takdir edilesi.
Söz konusu kitap, İhsan Oktay Anar'ın okuduğum ikinci kitabıdır. Birincisi Amat idi, oldukça beğenmekle beraber Puslu Kıtalar Atlasını daha bir sevdim diyebilirim. Belki de Amat'ı tekrar okumak gerekiyordur kim bilir.
Ana olaylar 17. ve 18. yüzyıl İstanbul'unda geçiyor. Uzun İhsan Efendinin oğlu Bünyamin'in hikayesine tanık oluyoruz. Dünyayı rüyalarla tanımaya çalışan babasının aksine, maceralar yaşayarak gözlemleyen ana karakterin başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmemiştir efendiler.
Ana olay örgüsünün yanı sıra 300 yıl geriye ve 300 yıl ileriye atıflar yapılarak asıl anlatının içine ustaca eklenen düzinelerce minik hikaye ile karşılaşıyoruz. Gerçekten ustaca düşünülmüş ve dil, dönemi yansıtacak incelik ve etki ile kullanılmış.
Bunun yanında yazarın -muhtemelen- kendisini olay örgüsü içine katması ve "her şey Uzun İhsan Efendinin zihninin ürünü" lakırdıları oldukça keyifli.
Tabii ki bir tarihi roman değildir fakat dönemin sosyal yaşantısı ile ilgili güçlü ve gerçekçi izler taşımaktadır. Bir hortlak vakası zannedilen olayda sivriltilen kazıklar, bir vakit bu konuda çıkarılmış bir fetvaya işaret eder örneğin.
Felsefeye yapılan atıflar ve kullanılan dilin keyfi inceleme yazarak anlatılabilecek cinsten değildir. Keyifli okumalar.
'Eristik Diyalektik tartışma sanatıdır, mutlaka haklı çıkmak amacıyla tartışma sanatı(...)' Schopenhauer kitabın konusunu bu şekilde tanımlamış. Diyalektiğin mantıktan farklı bir kavram oluşunu vurgulayarak diyalektiğin doğru bilgi ile bir bağlantısının olmadığını, muhalifin veya dinleyicilerin gözünde haklı çıkmanın diyalektiğin zaferi olduğunu öne sürmüş, bu kavramın varlığını da -buna ben de katılıyorum- insan türünün kötülüğüne bağlamıştır.
Kitapta bütün diyalektiğin temelleri ve muhalifin savını çürütmek için kullanılabilecek 38 adet hile mevcut. Schopenhauer ben size silahı sunuyorum ister insanlara saldırın, ister gerektiğinde kendinizi savunmak için kullanın dercesine çoğu hilenin hem saldırı hem savunma için nasıl kullanılabileceğini örneklerle aktarmış(Film önerisi: Lord of war). Kaynakça olarak ise kendisinden önce bu konuya değinen tek kişi Aristotelesin Topika'sını gösteriyor.
Kitabın sonunda ise kiminle tartışmak gerektiğine değiniliyor: 'Yalnızca iyi tanıdığın, saçmasapan şeyleri savunmayacak kadar anlama yetisine sahip olduğunu ve utanılacak durumlara düşmeyeceğini bildiğin kişilerle tartış(...)'
Akılların çarpışması olarak tartışma (discuss) çoğu zaman karşılıklı yarar sağlar usulünce yapılırsa.