Bu uygulamadaki ilk incelemem olacak. Kitabımız Çin’ de yaşayan ve halk türkülerini derlemek amacıyla köy köy dolaşan bir gezginin ana karakterimiz Figui ile tanışması ile başlıyor. Figui ilk gençlik yıllarında hoyrat ve düşüncesiz bir karakter iken yaptığı hataların bedelini tüm ailesi ödemek zorunda kalıyor. Çin’in o dönemdeki karanlık tarihine de ışık tutmaya burada başlıyor yazarımız. Kendi adıma Çin devletinin böylesi bir tarihi olduğunu hiç bilmiyordum kitap sayesinde bir fikir oluştu. Ayrıca okuduğum kitapların genelinde gördüğüm odur ki dünyanın her yerinde kadınlar bizde olduğu gibi fedakar, emektar. Eskiden sadece bizim ülkemizde böyle diye düşünürdüm ama her kitap bizde yeni bir ufuk açıyor deriz ya o kadar doğru ki… Diğer insanların hayatlarının içine dahil olabiliyoruz kitaplar sayesinde. Bu kitapta da taa Çin’in küçük bir köyündeki yoksul ailenin evinin içinde hasta haliyle çocuklarına kıyafet diken annenin başucunda buluyoruz kendimizi. O iğneyi kaldıracak kadar bile dermanının olmamasını buna rağmen pes etmeyişini içimizde hissediyoruz. Sade bir dille ve akıcı bir üslupla yazılmış kitabı elimden bırakamadım desem yeridir. Uzun zamandır beni böyle ağlatan bir kitaba denk gelmemiştim, gözyaşı pınarlarım biraz fazla mesai yapmak durumunda kaldılar. Kitabı bitirdikten sonra ön kapağında olan altı çizginin ne olduğunu anladığımda yüzümde hüzünlü bir gülümseme belirdi. Elveda Figui