"Bir idealin peşinden giderek önce barbarlıktan medeniyet seviyesine yükselmek ve sonra bu hayal kuvvetini yitirdiğinde düşüşe geçip nihayet yok olmak... İşte bir milletin hayat döngüsü budur." (Sf.171)
Eseri sonlandırdığı kısım içinde bulunduğumuz hâli anımsattı.
Kitlelerin genel özellikleri ve zihni birliklerinin psikolojik yasası, kitlelerin duyguları ve ahlakı, fikirleri, muhakeme kabiliyeti, hayal gücü, kitle kanaatlerinin dini şekillere bürünmesi, kitlelerin fikirleri ve inançları, bunlara dolaylı yoldan tesir eden etkenler, düşüncelerine doğrudan tesir eden etkenler, kitlelerin önderleri ve ikna yöntemleri, kitlelerin inanç ve düşüncelerinin değişkenlik sınırları, kitlelerin sınıflandırılması ana başlıklarından oluşuyor.
Bolca altını çizdiğim kısım oldu. Geçmişte ve günümüzde olan, gelecekte de şahit olacağımız birçok noktaya parmak basılmış. 1 asır önce 20 dile çevrilmiş, alanında önde gelen eserlerden biri olan bu eserde adam 1 asır evvel eğitim sisteminde düştükleri hataları anlatmış ve biz 1 asır sonra aynı hatalara düşüyor, cezasını millet olarak çekiyoruz.
Bazı kısımlarda müstakil olaylardan yola çıkarak abartılı genellemeler yapmış. Misal birkaç örnek verip tarih kitaplarının toptan masal olduğunu söylemiş.
Din bilgisinde yetersiz olduğu anlaşılıyor. Misal dinleri getiren Peygamberler hakkında elimizde doğru bilginin olmadığını söylüyor. Bunun İslâm özelinde doğru olması için ortada Kur'an gibi sapasağlam elimize ulaşmış bir metnin, hadis ilmi gibi farklı herhangi bir ilim/dinde örneği olmayan muazzam sistemin olmaması gerekirdi. Müellif bugün yaşıyor olsaydı bunun İslâm, Peygamberi(as) için geçerli olmadığını delillendiren çok sual yöneltebilirdim.
Eser önemli, okunmalı fakat mantık süzgecinden geçirilerek, zira her fikri takdire şayan değil. İslâm