A. Y

A. Y
@AbdullahY02
Öğrenmenin yaşı yok...
Abbas Sayar/ Çelo
Puan vermedi·269 syf.··
2026 5. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 02:02
Türk Dil Kurumu 1973 Roman Odülü kazanan romanı ÇELO'da sıcak, şiirli ve yumuşak anlatışı ile Yaşar Kemal tarzı bir esere imza atmış. Yazardan okuduğum ikinci kitaptı. İlk olarak "Can Şenliği" kitabını okumuştum. Kullandığı yerel dil, kendi köyümde kullanılan Türçeye çok benziyordu. Yozgat-Çorum ağzıyla yazılmış olsa da tüm Anadolu'da kullanılan deyimler, atasözleri ilgimi çekmişti. Bu kitabında da aynı dili buldum. Şimdi de "Yılkı Atı" ile devam etmeye karar verdim. Anadolu köylülüğünün hem güzel, eğlenceli hem de ağdalı dilini Yaşar Kemal gibi çok ustaca kullanıyor yazar. Seçtiği öyküler de hayatın içinden, sarsıcı konuları işliyor. Evet işte Anadolu bu dedirtiyor özellikle köy hayatını yaşamışlara. "Çelo" da; fukarılığın Anadolu köylüsündeki acımasızlığını, güçlünün her zaman güçsüzleri ezdiği feodal-kapitalist düzenin köylerdeki işleyişini, her şeye rağmen iyiliği savunanların tükenmediğimi ve de tükenmeyeceğini anlatmaya çalışıyor yazar. Köyde yaşamayanlar köy hayatını görsün, köyde bir zaman yaşamış olanlar da yeniden hatırlasın derim. Okuyanı bol olsun...
ÇeloAbbas Sayar · E Yayınları · 1972243 okunma
Reklam
Karşılık Görmeyen Bir Aşk
Puan vermedi·80 syf.··
2025 91. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2025 01:29
"Maksim Gorki'nin yapıtlarının odağında, insanın içsel değerlerine ve potansiyeline olan inanç vardır. Karşılıksız Bir Aşk'ta, irade ve yargıları aşan güçlü ihtirasların bu imkânların tümünü nasıl ortadan kaldırdığını ustalıkla anlatır Gorki. Tiyatro oyuncusu Larisa'ya çılgınca ve karşılıksız bir tutkuyla bağlanan Petruşa, yoluna çıkan öz kardeşine düşman kesilir; sevimli nişanlısını terk edip babasından kalan malı mülkü satar. Larisa'nın yanı başında olmak dışında bir amaç gütmeksizin, taşra tiyatrolarında sahneye çıkan aktrisin peşinde oradan oraya ümitsizce sürüklenir. Oysa aşka değer vermeyen, yeteneği tartışmalı bu kadın sadece tiyatroyu önemsemektedir. 'Kaderin insanla ettiği tüm alayların içinde karşılık görmeyen bir aşktan daha korkuncu yoktur'diyor Gorki. Arka kapakta böyle yazıyordu. Değerlendirme yapsam buna benzer olacaktı. Kitabı okurken Stafen Zweig'in kitapalarından birisini okuyormuşum gibi hissettim. Elbette ki Gorki ile Zweig'i kıyaslamak için değil bu çıkarım. Derinlemesine bir içsel analiz olduğu için bu çıkarımı yaptım. Kısa ama etkileyici bir eser. Okuyan pişman olmaz.
Karşılık Görmiyen AşkMaksim Gorki · Yeditepe Yayınları · 1969793 okunma
Olumsuzluklara rağmen...
Puan vermedi·192 syf.··
2025 85. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2025 13:54
Sonsöz Bu romanda benim ve ailemin hayatından izler var ama bir özyaşamöyküsü değil. Fırtınalar arasında sarsılan, savrulan bir ailenin, Leyla, Selim ve küçük Zeynep'in hikâyesi. Bu genç insanları ve yaşamak zorunda kaldıkları acı olayları ve daha sonra "68" olarak anılan bir kuşağın ortak hikâyelerini anlat-maya çalıştım. Çünkü bu aydın kuşak, devletin kahredici hış-mına maruz kaldı. Genç insanların hayatları karartıldı, işleri ellerinden alındı. İspanya, Portekiz, Şili, Brezilya, Arjantin, Yu-nanistan gibi ülkeler dikta boyunduruğundan kurtulduktan sonra 68'lilere ihtiyaç duyuldu ve onlar entelektüel kapasitele-riyle ülkelerinin yönetimine geldiler. Bunu anlamak için Al-baylar Cuntası sırasında hapiste ya da sürgünde olan Yunan aydınlarının kurduğu PASOK Partisi iktidarını, İspanya ve di-ğer ülkelerde cunta dönemlerinden sonra kurulan sosyal de-mokrat iktidarları hatırlamak yeter. Ne yazık ki Türkiye, siste-min iliklerine işlemiş aydın düşmanlığını asker ve sivil her dönemde sürdürdü; hem sürekli devlet zulmünü hem de Do-ğu-Batı çelişkisinin yarattığı önyargıları omuzlarında taşımak zorunda kalan bilgili, rafine yüz binlerce insan ülke yaşamından dışlandı. Bazı arkadaşlarımız çok ağır bedeller ödediler. Bu kitap, fırtınalar içinde yitip giden arkadaşlarımıza bir saygı duruşu olarak da algılanmalı. Ö.Z. Livaneli Sonsöz'e hak vermemek elde değil. 12 Eylül darbesinin toplumda yarattığı travmayı konu edinen onlarca roman, onlarca araştırma yazısı var. Travmayı bizler de yaşadık anlatılanlardan ve okuduklarımızdan. Örneğin 90'lı yıllarda üniversite öğrencisi iken dünya klasiklerini bile korkarak bulunduruyorduk öğrenci evlerimizde. Üç beş tane oldu mu kitap sayısı evin dışında saklıyorduk. Çünkü içeri giren arkadaşlarımızın evleri basılıyor, okudukları dünya klasikleri
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,1bin okunma
İrfan Yalçın, "Aşkın Yedi Rengi"
10/10
·144 syf.··
2025 54. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2025 13:06
Nasıl bir öykü okudum? Zonguldaklı yazar eğitimci yazar İrfan Yalçın'ın Zonguldak'ta geçen iki yaşam öyküsünü daha okumuştum. Bunlar genellikle kömür işçilerinin, emekçilerin yaşam öyküleriydi. Bu öyküye başladığımda ise yine Zonguldak'ta liseyi birlikte okuyan iki gencin aşkları vardı. Epeyce bu iki gencin çok güzel aşkları anlatıldı. Şaşırdım, İrfan Yalçın ne yapıyor dedim! Sonra üniversiteye farklı illere okumaya giden bu aşıkların mektupları çıktı önüme, onlarca sayfa da aşk mektupları. Sıkılmaya başladım doğrusı... Ancak mektuplar, günün üniversite gençlik hareketlerinden, siyasi koşullarından da bahsetmeye başlayınca biraz dikkat kesilmeye bşaladım ben de.. Sonrası: Evet İrfan Yalçın usta şaşırtmadı... Olağanüstü denilebilecek bir aşk.. Aşkın gerçekten en ötesi belki.. Aşkın sevgiye dönüşmesi... Kısacık bir roman, ama tüm gençler okusa da keşke "işte aşk da sevgi de budur" diyebilse...
Aşkın Yedi Rengiİrfan Yalçın · Kaynak Yayınları · 201738 okunma
İsyan Günlerinde Aşk
Puan vermedi·468 syf.··
2025 49. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2025 15:00
Zülfü Livaneli'nin "Kaplanın Sırtında" romanın hemen öncesi, yani Abdülhamid'in son ayları İstanbul'da. Livaneli Selanik'teki sürgün yıllarını anlatıyor, burda ise sürgüne yollanmadan önceki son aylarını anlatıyor Ahmet Altan. Önce bu kitap sonra da "Kaplanın Sırtında" romanı okunırsa çok daha iyi anlaşılır iki kitap da... Ahmet Altan bu romanında İstanbul'da Abdülhamit döneminin sona erdiği, isyanların, ölümlerin, idamların, baskıların bolca yaşandığı, Meşrutiyet'in ilanının olduğu sırada bir kesimin sevindiği bir kesimin ise başkaldırdığı o ünlü 31 Mart olayının günlerinde üç aşk hikayesiyle harmamladığı, bence tarihi roman da denebilecek bir şaheser yazmış. Ahmet Altan denilince zaten aşk romanlarının ustalığı geliyor insanın aklına. Yine müthiş bir aşk romanı... Onlarca alıntı yapmak istiyor insan okurken. Öykü öyle hareketli ki bir oturuşta on saatte okumak isterdim bu romanı. Çünkü aklım hep öyküde kaldı. Güzel bir roman değil sadece, döneme ait birçok ayrıntıyı da öğretiyor eser. Özellikle İttihat ve Terakki hakkında bilgi de edinmek isteyenlere tavsiye edilir. Enver Paşa ve Mustafa Kemal'in tarih sahnesine çıkışı, Osmanlı'nın yıkılış süreci, Abdülhamit'in çaresizliği çok güzel anlatılmış. Okuyanı bol olsun...
İsyan Günlerinde AşkAhmet Altan · Can Yayınları · 20013,525 okunma
Reklam