A. Y

Önce tıkınış, sonra Darülaceze'ye bağış
Onun derdi neydi acaba? Muhtemelen kafası azıcık çalışmaya başlayınca rahatı kıçına batan zenginlerden biriydi bu da. Böylelerinden çok vardı. Sürekli bir vicdan muhasebesine giren ve diğer zenginler gibi alçak, kalleş, açgözlü ve şımarık olmadıklarını ispat edebilmek için yanıp tutuşan zavallıcıklar. "Bu onlara has hastalıklarından biri," diye dalga geçerdi Saffet Abi. "Önce tıkınış, sonra Darülaceze'ye bağış ... "
Sayfa 116·Kitabı okuyor
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Düşmüştü kolları, ve elleri dizlerinde, avuçları yukarı dönük. Halil artık biliyordu hastalığının adını: Göz damarlarının dumura doğru gitmesi. Yıllardır, ağır ağır, birike birike, ve bir gün, bir anda, bir sıçrayışla; körlük. Burda da diyalektik, Halil, her yerde diyalektik. Ama belki? Tedavide yeni bir keşif? Şifaya doğru sıçrayış? Ve ölümden önce kaybetmemek aydınlığı.»
Sayfa 24·Kitabı okuyor
Şiir
12 Aralık 1945
Ağaçlar ovada son bir gayretle pırıldamakta: pul pul altın bakır tunç ve tahta... Öküzlerin ayakları yaş toprağa gömülüyor yumuşacık. Ve dağlar dumana batık kurşunt, sırılsıklam... Tamam, sonbahar belki bugün bitti artık. Yaban kazları hızla gelip geçti demin her hal İznik gölüne gidiyorlar. Havada serin havada is kokusu gibi bir şey: havada kar kokusu var... Şimdi dışarda olmak, dört nala sürmek dağlara doğru atı. -Ata binmesini de bilmezsin, şakayı bırak ve kıskanma, yeni bir huy edindim hapiste: seni sevdiğim kadar değilse de diyeceksin ama hemen hemen ona yakın seviyorum tabiatı... Ve ikiniz de uzaktasınız...
Sayfa 36·Kitabı okudu
Şiir
İnsanın hakiki karakteriyle, kendisini birine beğendirmek için takındığı karakterin aynı olmadığını daha çocuk sayılacak bir yaşta öğrenmişti..
Sayfa 108·Kitabı okuyor
Edebiyat
6 Aralık 1945
Onlar ümidin düşmanıdır, sevgilim, akar suyun, meyve çağında ağacın, serpilip gelişen hayatın düşmanı. Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına : -çürüyen dış, dökülen et - bir daha geri dönmemek üzre yıkılıp gidecekler. Ve elbette ki, sevgilim, elbet, dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya, dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle İşçi tulumuyla bu gazelim memlekette hürriyet...
Sayfa 34·Kitabı okudu
Şiir