... ama ölümünün üstünden yıllar geçtikçe içindeki sevgisi daha da büyüyen güzel anneyi bir daha asla göremeyeceğini düşününce, yaşlar gerçekten gözlerini dolduruyordu.
.
Sayfa 146 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
... ama ölümünün üstünden yıllar geçtikçe içindeki sevgisi daha da büyüyen güzel anneyi bir daha asla göremeyeceğini düşününce, yaşlar gerçekten gözlerini dolduruyordu.
.
Sayfa 146 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Teknolojiyi kullanmamızla ahlâkımız arasındaki makas açılıyor. Einstein mesela, büyük beyin. Amerikan Başkanı'na İkinci Dünya Savaşı yıllarında mektup yazıyor: "Aman atom bombasını hemen geliştirelim, yoksa Almanlar savaşı kazanacak!" Kaybedince de bombayı, Japonlara atıyorlar. İlle bir şeyi yapabiliyoruz diye yapmak şart mı? Şimdi teleskop yolladık uzayın sonsuzluğuna, 13 buçuk milyar yıl ötemize. Hâlâ tanrılarımızı çarpıştırırken, gezegenimizi kendimizden koruyamazken, hazır mıyız paralel evrenlere. Kendimize yavaş diyemeyecek miyiz? Ahlâk bekçilerimiz, papazlar, imamlar da suskun.
Teknolojiyi kullanmamızla ahlâkımız arasındaki makas açılıyor. Einstein mesela, büyük beyin. Amerikan Başkanı'na İkinci Dünya Savaşı yıllarında mektup yazıyor: "Aman atom bombasını hemen geliştirelim, yoksa Almanlar savaşı kazanacak!" Kaybedince de bombayı, Japonlara atıyorlar. İlle bir şeyi yapabiliyoruz diye yapmak şart mı? Şimdi teleskop yolladık uzayın sonsuzluğuna, 13 buçuk milyar yıl ötemize. Hâlâ tanrılarımızı çarpıştırırken, gezegenimizi kendimizden koruyamazken, hazır mıyız paralel evrenlere. Kendimize yavaş diyemeyecek miyiz? Ahlâk bekçilerimiz, papazlar, imamlar da suskun.
Evvela dişlerimiz döküldü
Sonra saçlarımız
Arkasından birer birer arkadaşlarımız
Şu canım dünyanın orta yerinde
Yalnız başına yapayalnız
Kırılmış kolumuz, kanadımız
Tatlı canımızdan usanmışız
Bir şüphedir sarmış yüregimizi
Ya kendini aldatıyor demişiz ya bizi
Bir şüphedir demir atmış cigerimize
Pamuk ipliği ile bağlamışlar bizi
Düğüm üstüne düğüm şöyle dursun
Bir çalım bir kurum hepimizde
Nereden inceyse oradan kopsun
Bu canım dünyanın orta yerinde
Hayvanlar kadar bağlanamamışız birbirimize
Yalan mı gözünü sevdiğim karıncalar
İşte: hamsiler sürü sürü
Arılar bölük bölük geçer
Leylekler tabur tabur
Ya bizler? Eşrefi mahlukat!..
Boğazımıza kadar kendi murdar karanlığımıza
gömülmüşüz
Bizler bölük bölük, bizler tabur tabur
Bizler sürü sepet
Yalnız birbirimizi öldürmüşüz.