Tesadüf eseri keşfettim bu kitabı, baktım hakkında bir inceleme yazısı yazılmamış, ben yazmak istedim. Nina Mingya Powles otuzlu yaşlarında bir şair/yazar. Kendisinin ilk kitabı Magnolia isimli bir şiir kitabı fakat Türkçe çevirisi yok. Livera yayınlarına bakarken hem kapağı hem de arka yazısı dikkatimi çekti, ben de öyle tanıştım kendisiyle. Kitap su, göçmenlik, çiçekler, mitoloji, aidiyet hissi gibi kavramlar arasında gidip geliyor. Yazar Çin kökenli bir Yeni Zelandalı ve sanıyorum Londra’da yaşıyor. Dolayısıyla “köklerini ve evini arama” teması üzerinden bir anlatım kurmuş yazar ve su,ağaçlar, balinalar gibi doğa unsurlarını da zaman zaman metafor olarak kullanmış. Biraz günlük biraz deneme tadında. Yalın ve lirik bir anlatımı var fakat yer yer tekrara düşmüş ve kronolojik bir sıra takip etmediği için hayatının hangi döneminden ne zaman bahsettiği bazen belli olmuyor. Biraz daha kısa olsa daha tatlı olurdu diye düşünmeden edemedim. Yine de yazarla birlikte bir balina izlemek, botanik bahçelerinde gezinmek, soğuk sularda yüzmek ve tüm bunları yaparken “ev” kavramını düşünmek isteyenleri pişman etmeyecek bir kitap. Yazarın yaşı ve kitabın bir ilk kitap (türü bakımından) olması da nazara alındığında diğer eserlerinin de beklenmeye değer olduğunu düşünüyorum..