Halil İbrahim Demirok

Halil İbrahim Demirok
@Abraham_Bey
insanlar bazen sevdikleri durumları bile sevmiyormuş gibi göstererek dikkat çekmeye çalışırlar... Halil İbrahim Demirok
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Merhumun cenazesinin mezarlığa defnedilme vakti geldiğinde köylü gençlerden biri öne çıkıp şu konuşmayı yapmıştı; "Bizler köy tarlalarından, ormanlardan geldik. Seni son yolculuğuna uğurlamak üzere sıradan çelenkler, çiçekler getirmedik. Zira köylerimiz cenaze merasimine Suomi'mizde yetiştirdiğin bahçenden birer canlı çiçek olarak bizleri gönderdi. Huzur içinde yat milletimizin büyük bahçıvanı! Namuslu, bilgece emeğini minnetle anıyoruz. Sen gerçek bir halk hekimiydin: Yüz binlerce köylüyü tedavi ettin. Damarlarımıza taze, temiz kan verdin. Kaslarımızı ip gibi büktün. Vatana mükemmel nesiller kazandırdın ve bize çalışma sevincini tanıma fırsatı sağladın. Bu minnettar halk senin heykelini dikmek istiyor. Sen de bunu hak ediyorsun, ama senin en güzel heykelin bizleriz. Bizler yeni bir toplumun ürünüyüz, aynı zamanda bu yeni hayatın yaratıcısıyız. Kadın ve erkek yeni ve sağlıklı gençler olarak hepimiz bütün Fin aydınlarına, vatana ve kendi halkına nasıl hizmet edilmesi gerektiğini hatırlatan birer canlı anıt olacağız. Zaman geçtikçe senin adın tedavi ettiğin halkın zihninde ve kalbinde daha da parlayacaktır. Ne bir Caesar ne de bir Napoléon oldun. Başkalarına ait bir karış toprağı işgal etmedin, bir damla kan dökmedin ama vatana binlerce sağlıklı, güçlü, faydalı ve çalışkan eller kazandırdın. Milletin sağlığı için mücadele eden büyük kahramanın şanı sonsuza dek yücelsin! Seni saygıyla selamlıyoruz."
Sayfa 113·Kitabı okudu
“Diyorum ki Toplasak tası tarağı Kapatsak telefondaki tüm hesapları Hiç kimsenin bilmediği bir köye yerleşsek. Küçük bir bahçesi Bahçesinde köpeği Yemişler dikelim fidandan Biraz da domates falan. Aksam erken yatıp Sabah ezanıyla uyansak İlk önce bahçeye inip Çiğ düşmüş biberleri toplasak Ağaçları sulayıp fesleğenleri okşasak Ayağımız toprağa bassa Gelen geçenle selamlaşsak. Etrafımızda kuş sesleriyle Balkonda bir kahvaltı Kahvaltıda tereyağlı köy yumurtası İkindi vakitlerinde asma çardağı altında Komşularla semaverde çay sefası Çilek kokusu getiren meltem esintileri ve Kucaklaşan gönül sohbetleri.. Akşam olunca çeksek perdeleri Sobayı yakıp kestane atsak Kıvrılıp miskin bir kedi gibi yerdeki mindere İliklerimize kadar uykuya dalsak.
Alıntı
Hayat, çatlak bardaktaki suya benzer...İçsen de tükenir içmesen de; Bu yüzden hayattan tat almaya bak... Çünkü yaşasan da bitecek..., yaşamasan da.." Neyzen Tevfik
Hekim-yazar şehirde yaşayanlara, siyasetçilere, biliminsanlarına, sanatçılara ve basın mensuplarına şöyle sesleniyordu: "Baylar! Saklambaç oynamayı ne zaman bırakacak sınız? Sürekli vatanseverlikten, millet sevgisinden uygarlığa hizmet etmekten bahsedersiniz. Ama millet için, vatan için, insanlık için ne yaptınız? Kimileri küstahça, utanmadan, alaycı bir tavırla bu 'değerli vatan'ı yağmalıyor, 'sevgili halk'ını soyuyor. Kimi leri ise dairelerde, matbaalarda oyalanırken, okullarda ve üniversitelerde memur mantığıyla çalışırken, 'sevgili halk'ı oluşturan milyonlarca insan çürüyor, yozlaşıyor, sarhoş oluyor ve için için öfkeleniyor. Halkın temel değerleri yıkılıyor. Geç olmadan ülkeyi ve halkınızı kurtarın," diye çağrıda bulunuyordu hekim-yazar ve şöyle devam ediyordu: "Halkın arasına karışın. Onları iyileştirin, onları eğitin, onları terbiye edin. Ev yapmayı, içini düzenli tutmayı, toprağı daha verimli bir şekilde işlemeyi öğretin. Milyonlarca insana temiz, güneşli, havadar, aydınlık, kuru ve sıcak bir yuva verin, insanca yaşayabilmeleri için onlara imkânlar sağlayarak yardım edin. Onlara insana layık bir hayatın inşa edilmesine katılma imkânı sağlayın."
Sayfa 110·Kitabı okudu