AylinB.

“Kendilerini ölümcül bir yaşam hedefine adayanlar bu sayede tanrılar gibi davranabilir ve böyle tanrılara ihtiyaç duyan diğerlerinden kendilerini ve hedeflerini kendini kurban etme ‘sevgisi’ ile onlara sunmalarını talep ederler. Bu tür ‘tanrılar’ diğerlerinin kökünü kazımayı amaçları haline getiren insanlar kategorisine aittir. Her şey öldürmekle ilgilidir, ancak takındıkları insanlık maskesi, tutkuyla gönüllü bir esaret arayan takipçilerinin onu algılamasını engeller. Böylece benliğe sahip olmayan insanlar, ölümlerini önceden planlayıp programlayan ve bilinçli olarak kabul edenlerle birleşirler.”
Sayfa 49·Kitabı okudu
Reklam
“Terörize eden otoritelerle yaşanan en eski çocukluk deneyimlerinin doğasında teröre neden olanların idealleştirilmesi yatar.”
Sayfa 49·Kitabı okudu
“Kendini başkasının rüyasında yakalarsan, sonuçlarına katlanmak zorundasın.”
Sayfa 48·Kitabı okudu
Mağdurların uyuyan iç kurbanı, yavaş yavaş uyanacak ve onunla birlikte yıkıcı şiddete olan istekliliği de ortaya çıkacak. Albert Camus’nün Veba adlı romanında anlattığı gibi: “Veba basili asla ölmez ve kaybolmaz, ancak mobilya ve çarşaflarda onlarca yıl uyuyabilir; odalarda, mahzenlerde, bavullarda, mendillerde ve eski kağıt demetlerinde sabırla bekler, belki de gün gelecek ve veba, insanlar mutlu bir şehirde ölsünler diye onların talihsizlikleri ve öğrenmesi için sıçanlarını uyandırıp etrafa salacak.” İç mağdur uyur ama uyandığı zaman, kullanmak için sahte tanrılar arar.
Sayfa 48·Kitabı okudu
“Bu insan sefaleti olmadan, Hitler, Stalin, Lenin, Mussolini, bin Ladin veya IŞİD teröristleri kitleleri etrafında toparlayamazdı.”
Sayfa 47·Kitabı okudu
Reklam