“Bu nedenle, insanlar kaçınılmaz olarak acı ve kederleri tecrübe etmek zorunda kaldıkları, yani bir kazazede olma durumu ile bağlantılı yaşamlarını, değil; amacın doğru görünmek olduğu bir hayatı yaşamaya başlarlar. Doğru kelimesi burada normal olduğu düşünülen şeylere uyum sağlamak ve onları gerçekleştirmek anlamına gelir. Medeniyetimizde neden kendimizi düzenleyemediğimiz, kendimizle yüzleşemediğimiz ve başa çıkamadığımız sorusunun cevabından kaçtığımız için işin nihayetinde soyut fikirlere sığınırız. Bastırılmış olarak pusuda bekleyen şey, bilinç dışı olmanın nedenine yol açan bir aşağılık hissidir.”