Fuat Sezgin'den İslam'da Bilim ve Teknik alıntı:
İslam dünyasında bilimin güçlü bir şekilde gelişmesinin birkaç önemli nedeni vardı. Bu durum tek bir tesadüf değil, birçok etkenin bir araya gelmesiyle ortaya çıktı.
Başlangıçta büyük bir öğrenme isteği vardı. İnsanlar çevrelerindeki dünyaya karşı çok meraklıydı. Yeni din olan İslam, bilimi engellemedi. Aksine, insanları araştırma yapmaya teşvik etti. Doğayı öğrenmek iyi ve değerli bir şey olarak görülüyordu.
Önemli liderler, özellikle Emeviler ve Abbasiler dönemindeki halifeler, bilime büyük destek verdi. Bilimi devlet için önemli gördüler. Araştırmalara ve eski eserlerin tercümesine ciddi miktarda para ayırdılar. Halife el Memun, gökyüzünü incelemek için ilk gerçek gözlemevlerini bile kurdurdu.
Müslümanlar yeni bölgeleri fethettiklerinde, oradaki bilginleri korudular. Bir bilginin Hristiyan, Yahudi ya da başka bir inançtan olması sorun değildi. Herkes bilime katkı sağlayabiliyor ve saygı görüyordu. Bu sayede Yunan, Pers ve Hint bilgileri bir araya getirildi. Bilginler çoğu zaman usta ve öğrenci olarak birlikte çalıştı.
Bilim sadece din adamlarına ait değildi. Her meslekten insan bu sürece katıldı. Terziler, fırıncılar ve saat ustaları bile bilimle uğraşıyordu. Büyük camilerde erken dönem üniversite benzeri yapılar oluştu. Bu yerlerde dersler veriliyor ve insanlar tartışmalar yapabiliyordu.
Arap alfabesi hızlı yazmaya uygun olduğu için bilgi daha kolay kaydedilebiliyordu. Kağıt kullanımı çok önemli bir gelişmeydi. Müslümanlar kağıt yapımını Çinlilerden öğrendi. Kağıt, deriden yapılan parşömene göre çok daha ucuzdu. Bu yüzden daha fazla kitap yazılabildi. Ayrıca uzun süre solmayan kaliteli mürekkepler geliştirdiler.
İslam dünyasındaki bilginler çok dikkatli çalışıyordu. Kullandıkları bilgilerin kaynaklarını açıkça