Bunu okurken aklıma çok basit bir şey geldi aslında.
Mesela bir iyilik yapıyorsun. Biri görsün istiyorsun, fark edilsin istiyorsun, hatta belki içinden “iyi ki yaptım” değil de “görselerdi keşke” geçiyor. Ama bir de kimsenin bilmediği, sadece seninle Allah arasında kalan iyilikler var. İşte bu metin bana şunu hatırlattı: Toprağa gömülen tohum gibi olan şey, o görünmeyen taraf.
“Toprağın altında gömülü olmayan tohum bitse bile faydalı olmaz.” cümlesi bence tam buraya oturuyor. Görünür olan hızlı büyüyor gibi duruyor ama köksüz oluyor. Gizli olan ise yavaş ama sağlam büyüyor.
Günlük hayatta da böyle. Sessiz çalışan, gösteriş yapmayan, yaptığı işi gerçekten içten yapan insan eninde sonunda daha sağlam bir yere geliyor. Ama sürekli görünmeye çalışan, kendini öne koyan biri belki hızlı ilerliyor gibi duruyor ama derinlik oluşmuyor.
Kısacası metin bana şunu düşündürdü:
Bazen geri durmak, görünmemek, hatta unutulmak bile aslında içten içe büyümek demek.