Abstractist

"Çok alametler belirdi, vakit tamamdır. Haram, helal oldu; helal, haramdır. Kendi kendimizle yarışmaktayız gülüm. Ya ölü yıldızlara götüreceğiz hayatı, Ya da dünyamıza inecek ölüm." Nazım Hikmet Ran
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Siz insanlara iyiliği emredip de kendinizi unutuyor musunuz? Halbuki kitabı da okuyorsunuz. Hiç aklınızı kullanmıyor musunuz? Bakara Suresi, 44
1000Kitap
Bilim Ve Teknik
Fuat Sezgin'den İslam'da Bilim ve Teknik alıntı: İslam dünyasında bilimin güçlü bir şekilde gelişmesinin birkaç önemli nedeni vardı. Bu durum tek bir tesadüf değil, birçok etkenin bir araya gelmesiyle ortaya çıktı. Başlangıçta büyük bir öğrenme isteği vardı. İnsanlar çevrelerindeki dünyaya karşı çok meraklıydı. Yeni din olan İslam, bilimi engellemedi. Aksine, insanları araştırma yapmaya teşvik etti. Doğayı öğrenmek iyi ve değerli bir şey olarak görülüyordu. Önemli liderler, özellikle Emeviler ve Abbasiler dönemindeki halifeler, bilime büyük destek verdi. Bilimi devlet için önemli gördüler. Araştırmalara ve eski eserlerin tercümesine ciddi miktarda para ayırdılar. Halife el Memun, gökyüzünü incelemek için ilk gerçek gözlemevlerini bile kurdurdu. Müslümanlar yeni bölgeleri fethettiklerinde, oradaki bilginleri korudular. Bir bilginin Hristiyan, Yahudi ya da başka bir inançtan olması sorun değildi. Herkes bilime katkı sağlayabiliyor ve saygı görüyordu. Bu sayede Yunan, Pers ve Hint bilgileri bir araya getirildi. Bilginler çoğu zaman usta ve öğrenci olarak birlikte çalıştı. Bilim sadece din adamlarına ait değildi. Her meslekten insan bu sürece katıldı. Terziler, fırıncılar ve saat ustaları bile bilimle uğraşıyordu. Büyük camilerde erken dönem üniversite benzeri yapılar oluştu. Bu yerlerde dersler veriliyor ve insanlar tartışmalar yapabiliyordu. Arap alfabesi hızlı yazmaya uygun olduğu için bilgi daha kolay kaydedilebiliyordu. Kağıt kullanımı çok önemli bir gelişmeydi. Müslümanlar kağıt yapımını Çinlilerden öğrendi. Kağıt, deriden yapılan parşömene göre çok daha ucuzdu. Bu yüzden daha fazla kitap yazılabildi. Ayrıca uzun süre solmayan kaliteli mürekkepler geliştirdiler. İslam dünyasındaki bilginler çok dikkatli çalışıyordu. Kullandıkları bilgilerin kaynaklarını açıkça
1000Kitap
Bunu okurken aklıma çok basit bir şey geldi aslında. Mesela bir iyilik yapıyorsun. Biri görsün istiyorsun, fark edilsin istiyorsun, hatta belki içinden “iyi ki yaptım” değil de “görselerdi keşke” geçiyor. Ama bir de kimsenin bilmediği, sadece seninle Allah arasında kalan iyilikler var. İşte bu metin bana şunu hatırlattı: Toprağa gömülen tohum gibi olan şey, o görünmeyen taraf. “Toprağın altında gömülü olmayan tohum bitse bile faydalı olmaz.” cümlesi bence tam buraya oturuyor. Görünür olan hızlı büyüyor gibi duruyor ama köksüz oluyor. Gizli olan ise yavaş ama sağlam büyüyor. Günlük hayatta da böyle. Sessiz çalışan, gösteriş yapmayan, yaptığı işi gerçekten içten yapan insan eninde sonunda daha sağlam bir yere geliyor. Ama sürekli görünmeye çalışan, kendini öne koyan biri belki hızlı ilerliyor gibi duruyor ama derinlik oluşmuyor. Kısacası metin bana şunu düşündürdü: Bazen geri durmak, görünmemek, hatta unutulmak bile aslında içten içe büyümek demek.
1000Kitap
"Eğer vermek istemeseydi, istemek vermezdi." Beddiuzzaman
1000Kitap