Abstractist

Abstractist bir yorumu yanıtladı.
"Eğer vermek istemeseydi, istemek vermezdi." Beddiuzzaman
1000Kitap
Burdan ne anlamalıyız??
En basit, doğal örnek şudur: Eğer kainatta "su" diye bir şey olmasaydı, Allah bizi yaratırken içimize "susama" hissini koymazdı. Susuyorsan, su vardır. Sonsuzluk istiyorsan, ahiret vardır. Affedilmek istiyorsan, af vardır.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Abstractist bir yorumu yanıtladı.
🎓 Kādî Abdülcebbâr'dan Mutezile'nin Temel Prensibi 📜 Metin أَوَّلُ مَا يَجِبُ عَلَى الإِنْسَانِ النَّظَرُ. 🇹🇷 Türkçe Anlamı "İnsana farz (gerekli) olan ilk şey, Nazar'dır (akli araştırma/istiklâl)." 📍 Kaynağı Bu ifade, Kādî Abdülcebbâr'ın (ö. 1025) Mu'tezile mezhebinin temel prensiplerini anlattığı meşhur eseri Şerhu'l-Usûli'l-Hamse (Beş Esas'ın Şerhi) kitabının hemen başında yer alan giriş cümlesidir.
1000Kitap
Bu yorum görüntülenemiyor
Yaratılış mefhumu aslında özgürlük meselesidir.... Zımnen ya da açıkça Tanrı’yı kabul etmiş olursunuz. Çünkü özgürlük yalnızca yaratılış eylemi ile saptanabilir.
1000Kitap
özgürlüğün, bireyin kendi içindeki veya dışındaki nedenlerle belirlenmiş olmasının zıttı olduğunu ileri sürer. Eğer insan gerçekten özgür ve sorumlu bir varlıksa, bu özgürlük, ancak onu yaratmış olan bir varlığın (Tanrı'nın) varlığıyla mutlak olarak garanti altına alınabilir. Aksi takdirde, varoluşu tamamen rastlantısal ve belirlenmiş fiziksel-kimyasal süreçlerin ürünü olurdu.
Zevk almaya çalışmak ve acıdan kaçmak... Materyalist düşüncenin iki büyük temsilcisi, antik dönemde Epikür, Batı’da d'Holbach, hayatı ve yalnızca insani değil, hayvani davranışın da nihai temellerini bu özlü cümle ile tanımlamaktadırlar.
1000Kitap
Bu alıntı, kitabın eleştirdiği materyalist felsefenin temelini ortaya koyar: tüm canlı eylemleri, hatta insan eylemleri bile, en basit biyolojik dürtülere (haz alma ve acıdan kaçınma) indirgenir. Bu indirgeme, insanın hayvanlardan ayıran tüm ruhsal ve ahlaki farklılıkları ortadan kaldırmayı hedefler.
Fakat bununla beraber en mühim bir cihet budur ki: ‘adem-i kabul’ başkadır, ‘kabul-ü adem’ başkadır.
1000Kitap
Bu ifade çok derindir: “Bilmediği için kabul etmemek” başka, “bileceği hâlde reddetmek” bambaşkadır. Birincisi cehalettir, ikincisi inkârdır.