İnsan, din, sanat birbirinden ayrılamaz bir bütündür. İnsan varoluşunun en temel sorularına belki de cevap olabilecek bu fenomene yeteri kadar dikkat gösterilmemiştir.
Demek oluyor ki insan, tabiatın çocuğu gibi değil; tabiatın yabancısı gibi davranır. Onun temel hissi korkudur. Ancak bu, her hayvanın hissettiği biyolojik korku değildir.
Netice itibarıyla evrim sürecinde bir anomali ya da tekâmülün beklenmedik bir anda kesintiye uğraması olarak nitelendirebileceğimiz bir fenomenle karşı karşıya olduğumuzu söylemek mümkündür. Evrimin birdenbire geriye dönüş yaptığı ve ‘idealist ön yargılara sahip hayvanın’ ortaya çıkışı ile gelişim sürecinin doğrudan doğruya tehdit altına girdiği izlenimine kapılıyoruz.
İçgüdüleri ile hareket eden ve açık bir hedefe (türün devamına) odaklanan hayvan, mantıklı ve anlaşılırdır. Peki, ilkel insan ne yapar? ‘Ava çıkmadan önce avcıların... rüyalar görmeleri ve belirli alametlere şahit olmaları gerekiyordu.