Halk edebiyatının oluşması Finlandiyalılar tarafından önemli bir milli olay olarak algılandı. Halk genel tarihine, kültürel köklerine kavuştu; dil ise kültürün, sanatın dili haline geldi.
Öncelikle dilimizi saymalı ve korumalıyız; o var olduğu sürece biz kendimizi halk olarak hissedebiliriz. Atalarımızın dili kaybolursa, halk da kaybolur ve mahvolur.
"Yarattığı Finlandiya onun için ne olursa olsun, hedeflenmesi gereken kusursuz devlet, "kutsanmış ülke", harika ütopyadır. Bütün bölümler halkın nasıl durmadan ülkesinin gelişmesi için savaştığını göstermektedir."
"İpek böceği" benim yeni ismim. Çalıkuşu bitti. Şimdi "İpek böceği" çıktı. Hem daha fenası, büyük talebelerim yüzüme karşı da böyle "İpek böceği" demekten çekinmiyorlar. Vallahi, âdeta izzetinefsime, muallimlik vakarıma dokunuyor. Hem bu isim yalnız mektepte kalsa yine şikâyet etmeyeceğim. Geçen gün, kahvelerden birinin önünden geçiyordum. Zengin bir ipek tüccarı olduğunu söyledikleri poturlu, mintanlı, kaba saba bir adam, kahvenin bir ucundan öbür ucuna, "Sekiz tane dut bahçem var, böyle ipek böceğine sekizi de kurban olsun!" diye bağırmaz mı? Öyle utandım ki yer yarılsa yere geçecektim. Bir daha o sokağa uğramadım.