acımak, acınanı çöplüğünde hapis bırakıyor. acıyanda ise korkuyla kaçma isteği yaratıyor. hiç kimseye faydası yok. merhamet etmeli insan. ancak merhamet içinde “ne yapabilirim” sorusunu barındırdığından, sorumlulukla o kişinin durumuna şifa katma olasılığımızı yaratır.
her şey geçici bu âlemde. acı da, hüzün de ve bunlar gibi istemediğimiz her duygu da. içinden geçebilirsek, onu getiren anlarla birlikte geçip gidiyor, er ya da geç. ama direnirsek acı ve ıstıraba, hüzün koyu bir karanlığa dönüşerek yapışıyor varoluşumuza. bu nedenle cesaretle kendimizi açmak gerekiyor yaşamın her an getirdiği farklı deneyimlerde oluşan duygulara.
..tecrübe dediğin bir tanımlama. bu budur diyorsun, o deneyimi bırakamamak… bir genelleme. zihne o tanımla hapsediyoruz. olumlu da olsa olumsuz da olsa genelliyoruz ve kapatıyoruz. her yeni deneyimi yaşayıp içinden geçmek yerine, zihinde dosyalar oluşmaya başlıyor.