Şu anda oradayım, takımyıldızları dolaşıp evrenin dilini öğrendiğiniz, artık şiir, güzellik ve aşkın bir akkorda kaynaştığını anladığınız yerdeyim, zamanın dışında düzmece bir zaman kuruyorum. Bu zamanın içinde, ellerimizin yeniden buluşabilmesi için gerekli her şey gerçekleşene değin, beni size her an biraz daha yakın kılan insanları, ülkeleri ve günleri dolaşıyorum. Bu gerçekleştiği zaman, bir kez daha Paolo ile Francesca, Hengest ile Horsa, Ulrica ile Javier Otarola, Borges ile Maria, Prospero ile Ariel olabileceğiz, tümüyle yeniden birleşmiş, sonsuzluğun ışığı olabileceğiz.
Borges, huzur ve aşkım her zaman yanınızda olsun.
MARÍA
Cenevre, 22 Aralık 1987
Her günün, biricik gerçeklik olan anlardan oluştuğunu ve her anın kendine özgü bir özlem, sevinç, coşku, can sıkıntısı ve tutku tadı taşıyacağını biliyorum. William Blake, Kehanetler Kitapları’nın bir dizesinde, her dakikanın, altmış kadar demir kapısı olan altmış kadar altın saraydan oluştuğunu öne sürmüştü.