"Fark ettim ki insan birçok şeyle mücadele edebilir, ama seveceği kişiye asla kendi karar veremez. Kalbin seçtiği kişiyi istese de değiştiremez. Korkarım, bu hayatımda yaşadığım en büyük felaket olacak."
"Ben, Kürşat Kurşunalp. Biraz çapkın, biraz arsız, çokça yorgun bir yüreğin sahibiydim. Ama ölürken bile yakışıklıydım, onu da yaz bir kenara.
Ve bu kalp... Hiçbir kadına ait olmadı. Yalnızca toprağa ve yalnızca vatanına ait oldu.'
Son nefesini verdi.
Kod adı Mermi olan Üsteğmen Kürşat Kurşunalp şehit olmuştu.
Adı, Türk milletinin kalbine bir kurşun gibi kazınacaktı. Çünkü adı, sustuğu anlarda bile konuşuyordu.
Mermi artık yoktu belki ama sesi vardı. Toprağın altında değil, toprağın kendisinde yaşayacaktı. Ve bizler, onu her andığımızda bir bayrağın dalgalanışında duyacaktık.
Çünkü Hayalet Timi'nin kuralı belliydi.
Ölene kadar savaşılır.
Öldükten sonra bile unutulmaz."
"Yalancı" der gibiydi. "Söz vermiştin." Ben ise sadece yorgun ama huzurlu bir tebessüm ile başımı hafifçe eğdim. "Sözümü tuttum, Balkan kızı..." dedim, nefesim tükenirken. "Sadece biraz erken veda ettim. Ama sen yine de bağışla beni sevgilim."