Güneşe yüzünü dönüp kareler çekecek kadar aydınlık değilsin Leyla
Kandırma seni benden daha iyi tanıyan beni
Aynalardan şikayetler duyuyorum
Kırılıp bin parça olmasına rağmen her parçasında saklı kalan simaların varmış Leyla
Seni unutmak istiyorum demeye utanıyorum artık
Paramparça olup her zerremde simanı yansıtacak kadar şeffaf değilim
Yapma bunu bana Leyla
Seni nasıl bu kadar yanımda hissedebiliyorum
Hayatımın dönüm noktalarında bütün yollarımın sana çıkacağını bilseydim keşke
Yürümekten vazgeçmek için yollar çok uzun artık
Seni düşünmemek için geceler olabildiği kadar karanlık
At vuruldu yelleri kan içinde artık
Hayat olabildiğince kırmızı artık, ezgilerin tiz ses çıkaran isle dolu satırlarında
Satırlar bitti Leyla
Bahar da geldi ,leylaklar da açar ,insanlar da iyi olur belki
Ama sen geleceğe benzemiyorsun
Senin yokluğunda çölde pembe çiçekler yetiştireceğim Leyla
Suyunu, şemsiyeler tutarak göğe ,gözyaşlarını anlatacağım
Güneşe gölge tutarak gözlerini anlatacağım
Köklerinin yayılmasına tahammül edemem Leyla diplerine ekecek saçların varken sol cebimde
Senin yokluğunda kahve çekirdekleri ekeceğim , kaldırımlarında papatyalar öldüren hangi şehir varsa yüreğimin ülkesinde
Seni, sensizliğin bulutlarından yağan bütün yağmur katrelerinde arayacağım Leyla
Seni , senin dışındaki bütün olasılıklarda arayacağım Leyla
Herkes neden sana çok benziyor Leyla
Aynı saniyede iki hayatın başladığını gördüm
Bir kökte iki çiçeğin bittiğini gördüm
Bir ruhtan iki cesede üflendiğini gördüm Leylam
Gözlerinde kaç zerre var Leyla
Zeminin her taşına her dağına nasıl yerleştirdin
Uzaklara dalmayıvereyim
Hayalimin arşında yüzün,gözlerin bitiyor Leylam
Beni dağların en görünmez ucuna gömün Leyla
Yalnız kalmış kargalardan arkadaş edinirim belki
Kim bilir belki siyah siyah yağan karlarla tanışırım
Yolunu kaybetmiş yağmur tanelerine tutunurum
Şemsiyeler yaparım, dalından kopup kendini aşk niteliğinde rüzgara kaptıran kahverengi kahve yapraklarından
Belki konuşmayı bilmeyen yabani insanlarla yaşarım
Yolunu bilmeyen her kim varsa , bir bilet alırım onlardan
Ya da bir keşişle yoldaş olurum , seni sende arayan akıldan istifa etmiş keşişler
Üzerime yağar belki, gökte yolunu kaybetmiş hangi yıldız varsa
Beni, çiçeklerin köklerinden yeşermeye mecal bulamadığı kahverenkli güneşlerin doğduğu çorak topraklara gömün
Kar taneleri üzerime yağmaya utansın
Kalbimin semasındaki en büyük yıldızı görünce
Sakallarına hayat veren adamların yüksek sesle konuştuğu bir şehirde ölmek istiyorum leylam
Belki de hiçbir rüzgar beni bilmiyordu
O tanıştığım bütün dağlar mesela
Ne kadar güven verebilir ki bir insana?
Bilemiyorum Leyla
Belki de biz hiç tanışmadık
Belki de sadece sokak başında birbirine adresler soran iki meczuptuk
Kim bilebilir ki gerçeğini?
Benim adım güzel adresler soran siyah adam diye tanınır ,görüşleri çakıdan daha keskin insanların yaşadığı bu şehirde
Doğru ya , sen hangi adresi sormuştun Leyla?
Seni kaybettim ,hayatımı yudumladığım kahvenin ela köpüğünde
Ses ver Leyla!!
Beni semadaki her buluta hoparlör takıp adını sayıklamaya terk etme
Yo hayır, hayır! Buna hakkın yok Leyla!!!
Laboratuvarlarda çalışıyorum leyla
Zerrelerime zerk ettiğin sözleri cımbızlamak için
Yetiş leyla! Cesedim sana çok benziyor
Beyin parçalanmanın doruğuna varmış durumdadır
Uzuvlarımı dağıtmadan yetiş bana
Bir şeyler mırıldan makas uçlarına
Belki bir darağacına
Saçlarından örülmüş bir iptir belki benim sıratım...
Piyangolara katılmışım hayatımı mevzu bahis ederek
Kaybolmak istiyorum Leyla
Senin olmadığın bir şehirde
Gözlerinin aynası olmamış sokakları olan
Sesinin yankılanmadığı kara minareleri olan bir şehirde kaybolmak istiyorum Leyla
Bir şeyler mırıldan artık yüreğime
Perçemi mavi atların koşturduğu bozkırlarda büyüteçlerle sevgini aramaya mecbur etme beni
Gel bu gece rüyamda buluşalım , gözlerine uzun uzun daldıktan sonra bir kurşunluk ömür kalsın aramızda
Belki bir daha açamayacağım ruhumun dünyaya açılan pencerelerini
Senin olmadığın bir şehirde ölmek istiyorum Leyla
Seni sensiz bırakma Leylam
Meczup