Dokunduğumuz her papatya ellerimizi kanatıyor
Baharın bize bir kasdı mı var Leyla
Şair ceketli çocukların çektiği acılar var
Ceketini yağmurlara asmış adamların rayiha kokan hayalleri var
Beni siyahın en sancılı tonunda ,unutsaydın keşke
Belki o zaman bahar , sabahları üzerimize zemherir doğurmazdı
Bu sabah yine aynı sokağın başında karşılaştık Leyla
Yağmurlara susamış dilenci çocukları görmez olmuşsun
Şiire, iffeti uğruna aşık olan şairleri tanımamış olsak
Belki bu sabah adın geçmezdi 'Seherin ilk Leylaları' dergisinde
Sana olan aşkımı gözlerinin renginden bilme
Şansımızın kahverengi olmasına ver bu ihtimaller okyanusunu
Dağların eteğine uzanmış şiir gömlekli çocukların saf ve temiz sevgilerine ver
Ne bileyim Leyla
Ver işte ,uğruna ölmeyi göze alabileceğin hangi dava varsa
İçerken içine gözyaşlarımızı akıttığımız hangi rakı şişesi varsa
Babam harabe bir dükkanda saat tamir eden beyaz saçlı bir adam olmasa ,biletler alıp yollarına düşerdim
Yolunu kaybetmiş kaç pusulasız leylek varsa
Hepsinin boynuna bir silik adres takardım
Gel gör ki Leyla, saatimin pilini bana ela bir kahve içmeyi teklif ettiğin gün bitirdin...
Boşver Leyla ...saatler durmak üzere ayarlanmıştır
İsmet ÖzelNurullah GençSezai KarakoçAhmed ArifM. Kemal SayarNecip Fazıl KısakürekErdem BayazıtCahit ZarifoğluNazım Hikmet Ranİzdiham Dergisi
Bu şehre bir siyah kokusu sinmiş
Domuzuna su içen gençler var
Barajları patlatan ciğerlerimiz, kaburgalarımızı sızlatan hatıralarımız var
Müsterih ol Leyla
Kalbime nüzul ettiğin her saniye, laneti eksik etmiyorum
Her gün 24 defa bedduamdasın
Nerde bizde bu istikbal
Gideceği yeri belli olanın
Düşüneceği yeri de siyahmış Leyla
Temennim şudur ki
Sol ben'ine sığdıracak kadar güzel ânın olmasın Leyla
Bir daha rayihalar görmeyesin
Güneşleri koklayamıyasın
Denizleri dinleyemiyesin
Ay'a ,bahara ,çiçeğe ve kuşa
Celladından gelmiş mektuplar takacağım
İdam adresleri fısıldayacağım
Ayağı kırık tabureler çalacağım
Kalemini kırdığın insan sayısı adedince ,hakimlere şekva olacağım
Yarın seherde zakkumdan yapraklar savuracağım
Kanadı kırık uçurtmalar uçuracağım
Senin olduğun şehre bombardımanlar yığacağım
Geçtiğin her sokağı siyaha boyayacağım
Avuçlarınla zehir dağıtacağım
Ayak izlerinde mayınlar patlatacağım
Kuzulara her gün ölümden bahisler okuyacağım
Kaldırımlara kanınla gözlerinin rengini akıtacağım
Senden sonra gecelerle tanıştım,yıldızlarla konuştum
Denizlerin dalgasına karıştım ,aynalarla bakıştım
Şairlerle yarıştım
Bana sorarsan leyla!
İnsanın üç yüzü vardır
Bırak şairler iki bilsin
Leyla dönecek olsaydı bir gün ,insanlara tanıtsaydım eğer
İnsanın geceyi andıran yüzünü anlayabilirdi belki ,sokakta aşkı uğruna yanan Deniz'leri gören kim varsa
Belki seheri de anlardı ;ruhu, uyumayı yastığın altında unutan şairler mesela
Ama gel gör ki Leyla
Gündüzün orta yerinde güneşe yüzünü dönüp kareler çekecek kadar karanlık olan yüzünü...
Kim bilebilir ki Leyla??
Sen mesela , ne anlıyorsun ki bu hayattan? yaşamaya değer bulduğun bir şeyi şahsiyetinde zerresini bile göremediğinde , ölümün asıl anlamını idrak etmeye başlıyacaksın, geç kalma kirlenmiş bakışlı Leyla
Bu durakta otobüsler de bekaya müheyya
Az mı bekledik, durakların kulaklarımızda zonklayan kuru soğuğunda
Arkana bak Leyla ben hâlâ o duraktayım
Merak etme, gösteri az kaldı , hacivat da öldü , karagöz desen zaten ruhu çekilmiş beyaz bir gölgeye benziyor
Merak ediyorum Leyla
Ruhunun küçük ve değersiz odasına benden sonra kimin fermanını yazdın
Yapma artık bunu siyah bakışlı Leyla
İnsanlar bahara meftun ,güneşe aşık doğuyor bu hayata ,herkesin benim gibi çöplüklerle dolu kaldırımları yok, yeter artık bakışlarını pembe sevgilerle sattığın
Yüreğimde dinmeyen sancılar var Leyla
Allah'ını seven merhem sürsün
Geceler altı mayınla döşenmiş bir tarlaya benziyor
Yelkovanın gösterdiği noktaya basarsam ,bir daha sana yürüyemem diye korkuyorum
Cebimde bozuk pusulalar taşıyorum ,beni terkettiğin ilk duraktan sonra
Adını ceketimin cebine yazdım
Olur da bir yerde sızar ve ölürsem ,beni tapusuz toprağa gömmesinler Leyla
Gün geçtikçe yüz hatların siliniyor hafızamdan , yoksa yaklaştı mı o gün Leyla, söyle ölüm memuruna ,cüzdanımı iki kirpiğinin arasındaki siyah şehirde unuttuğumu
Gecenin bütün karanlığını sırtına yüklenen adamlar vardı bu şehirde
Hacivat ve karagözle tanıştım Leyla, beni kaldırımlarında uyuttuğun bursa sokaklarında
Perdenin arkasında bir çubuktan fazlası olduğunu ,oynun başından beri bilen adamlarla oturmuş zar atıyoruz ,senin döneceğini olasılığımıza alarak
İlk buluştuğumuz son duraktayım Leylam
Bilmem neden bazı duraklarda adresler bekaya aşıktır...
Gözlerinin siyahına hediyem olsun bu satırlar